6 Haziran 2010 Pazar

Shuster Beşiktaş'ta


Beşiktaş, Shuster ile 2,5 milyon Euro'ya anlaştı.
21 kez Almanya A Milli takım formasını giyen Schuster 24 yaşında iken eşi Gaby'nin isteği doğrultusunda milli takımı bıraktığını açıklamıştı.
Shuster'in çalıştırdığı takımlar yukarıda sunulmuştur.

IMKB 100 Haftalık Teknik Analiz


Son kapanışını 54612 puandan gerçekleştiren IMKB100 endeksi haftalık analiz seviyeleri aşağıda sunulmuştur.
Bnm penceredeki sayımlara göre;
Yukarı hareketlerde direnç noktaları sırasıyla 578xx-570xx-565xx/563xx-558xx-552xx/551xx
Aşağı hareketlerde destek noktaları sırasıyla 546xx-539xx-535xx-530xx-525xx/521xx-512xx
Bu hafta içerisinde yukarıda takip edeceğim seviye 552xx seviyesi olup geçilmesi ile beraber 558xx birincil hedef seviyesi olup 57xxx seviyelerine doğru kısa vadeli bir zirve denemesi görebiliriz.
Aşağıda öncül takip edeceğim seviye 535xx seviyesi olup aşağı yönde kırılması durumunda 525xx/521xx aralığı hedef konuma gelecektir.
Haftaya düşüşle başlayacağımızı tahmin ediyorum. Herkesin kendi hedef seviyelerini en iyi seçmelerini dilerim.
Not: Verilen seviyeler bir hafta için geçerlidir.
Yatırım tavsiyesi değildir.

Mustafa Denizli'li Beşiktaş İmparatorluğu

Taa 5 Kasım 2009 Perşembe günü yazmış olduğum yazıda Mustafa Denizli ile yolların ayrılmasını gerekitiğini, hatta ne pahasına olursa olsun Lucescu'nun getirilmesini gerektiğini kaç ay evvelden yazmıştım.

İlgili link alttadır. yazıyı aynen aktarıyorum.

http://downbothflanks.blogspot.com/2009/11/mustafa-denizlili-besiktas.html

Beşiktaş camiası, Beşiktaş futbol takımının gidişatından hiç memnun değil. Geçen senenin lig şampiyonu Beşiktaş, bu sene 2009-2010 TSL'ye çok kötü bir başlangıç yapıp, ardından şampiyonlar liginde içler acısı bir tablo sergiledi. Mustafa Denizli'li Beşiktaş'ın geçen seneden bu yana neler verdiklerini benim pencereden bir yorumlayayım dedim. Aşağıdaki grafikte BJK'nın bnm bazı kriterlere göre başarı grafiği var. Beşiktaş geçmekte olduğumuz bu dönemde gerileme döneminde bulunuyor.
Beşiktaş'ın geçen sene Ukrayna ekibi Kharkiv'e ağır yenilgisinin ardından Ertuğrul Sağlam yönetime istifasını vermek zorunda kalmıştı. Ardından göreve Mustafa Denizli getirildi ve Mustafa Hocalı Beşiktaş serüveni başladı.


Mustafa Denizli, Ertuğrul Sağlam'ın mirasına kondu. Başlangıçta gereksiz puan kayıpları aldı ve dolayısı ile eleştiriler gelmeye başladı. Mustafa Denizli'nin yardımına lig arası yetişti. 2008-2009 TSL ilk yarısı sona erdikten sonra Beşiktaş, Yusuf Şimşek ve Fabian Ernst transferi ile yükselme dönemine geçmenin temellerini attı. TSL 2.dönemi başladıktan sonra Beşiktaş, Ernst ve Yusuf'un takım içindeki etkili oyunu ile şans faktörü de birleşince Beşiktaş az gollü de olsa galibiyetleri alıp her geçen gün ligde yükselişine devam etti. Tabi bu dönemde Fenerbahçe ve Galatasaray'daki çöküş dönemi Beşiktaş'ın ekmeğine yağ sürdü. Sivas ve Trabzon'un ligde zirveyi zorlaması Beşiktaş için rekabet ortamı yarattığından Beşiktaş takım olarak şampiyonluğa daha çok inanmaya başladı. Sonuç olarak şans faktörü, Yusuf ve Ernst gibi iki oyuncunun Beşiktaş'a katkıları ile şampiyonluk geldi.
Beşiktaş 2008-2009 TSL şampiyonu olmasına rağmen medya başta olmak üzere gerçeği gören taraftar, şampiyonluğun Beşiktaş'ın çok iyi oynamayarak geldiğini bilincindeydi. Beşiktaş 2009-2010 sezonunda Türkiye'yi şampiyonlar liginde temsil etme şansını yakaladı. Ancak herkes biliyordu ki Beşiktaş mevcut kadrosu ile Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olamazdı. Dolayısı ile Beşiktaş'a çok iyi stopper ve 10 numara transferleri gerekiyordu. Beşiktaş'ın kritik bir sene geçireceğini bile bile Beşiktaş düzgün transfer politikası sürdüremedi. GS ve FB gibi Beşiktaş'ın lokomotif rakipleri her geçen gün takımına yeni kaliteli isimler alırken BJK bu transferlere seyirci kaldı. Dolayısı ile BJK'nın yazın geçirdiği 3 ayı duraklama dönemi olarak nitelendiriyorum. Beşiktaş yükselme döneminin ardından duraklama dönemine geçti. Takımın direncini düşüren bir etkendir duraklama dönemi.
Beşiktaş duraklama döneminde İsmail köybaşı, Ferrari, Micheal Fink transferlerini gerçekleştirdi. Ferrari transferini ayakta alkışlıyorum. Diğerlerine yorum yapmak istemiyorum. Kısaca yönetim, transfer politikasını iyi yönetemedi. 2009-2010 TSL ağustos ayında başlaması ile birlikte BJK'nın bitmek tükenmek bilmeyen puan kayıpları başladı. Lige kötü bir başlangıç yapan BJK, şampiyonlar liginde de çok kötü bir başlangıç yaptı. Böylece BJK'da gerileme dönemi de başladı. Halk, padişahın kellesini istiyor. Bakalım ne olacak?
Bu sene ne oldu da geçen seneki şampiyon yükselme döneminden gerileme dönemine geçti. Bunun cevabı basit aslında: Mustafa Denizli'nin kararsız takım strateji ve 11'leri buna sebebiyet verdi. Beşiktaş'ın sene başından bu yana düzenli bir 11'i olmadı. Hal böyle olunca spor yazarları eleştirmeye başladı. Onlar eleştirdikçe muhalif Mustafa Hoca kadroda eleştirilen isimlere yer vermeye devam etti. Sene başından bu yana Beşiktaşlı olan olmayan, futbuldan anlayan ya da anlamayan herkes gördü ki İbrahim Kaş, Uğur İncemen, Serdar Özkan Beşiktaş'ta ilk 11'de oynadığı sürece Beşiktaş'a faydalı olamazlar. Bahsettiğim adamlar takıma hep zarar verdiler. iyi niyetli oyuncular ama kapasiteleri yeterli değil.
Kısaca Tüm Türkiye'nin gördüğünü Mustafa Hoca görmüyor. Hadi halkın gücü yok, yönetim siz de mi görmediniz bu olanları? Her hafta farklı kadro, düzensiz bir strateji. ÇOK YAZIK!
Bu koskocaman BJK camiasına yazık! Avrupa'ya bizi rezil kepaze ettiniz. Bir an evvel Mustafa Denizli'nin takımdan gitmesi gerek diye düşünüyorum. Denizli'ye bu kadar tahammül eden ve yanlış transfer politiklarını sürdüren yönetim, biraz daha devam etmek istiyorsan, ne yaptığı belli olmayan bu adamı gönder... gerekirse 10milyon euro ver, Lucescu'yu getir. Yönetimin tek şansı bu. Eğer Mustafa Denizli revizyonunu FB maçına kadar yapmazsa, yönetim FB maçından sonra istifa etmek zounda kalabilir diye düşünüyorum.

2 Haziran 2010 Çarşamba

6+4 Nasıl Değerlendirilmeli?


TFF'nin aldığı kararla yeni sezonda Süper Lig takımları kadrolarında 6+4 yabancı uygulamasına gidecekler. Bu kural en çok Avrupa'da ülkemizi temsil edecek takımlar için yararlı bir uygulama olabilir. Yararı olması için bu uygulamanın Avrupa temsilcisi olacak takımlarımızın kadrolarını yıldızlarla , yüksek bonservisli oyuncularla çevirirlerse büyük hata yapacaklardır. Zaten Türkiye'de oynayacağın müsabakalarda 6 dan fazla yabancı bulunduramıyorsun. Sakat ve cezalı oyuncular haricinde getirdiğin yüksek maliyetli futbolcular da yedek kalmak istemeyeceklerdir ve kulüp de sadece Avrupa'da oynatacağı oyuncular için bu kadar para vermek istemeyecektir. Olması gerekeni uygulayacak kulüpler bu işten karlı çıkacak. Türk kulüpleri artık verilen paranın geri dönüşü olmayan yıldız futbolculardan vazgeçip, Güney Amerika'nın , Afrika'nın genç yıldız adaylarını toplayıp , onların gelişimi ile Avrupa'ya pazarlayabilir hale gelecektir. Tıpkı Portekiz , Hollanda , Belçika, Ukrayna ekiplerinin izlediği yolu takip etmeleri için büyük bir şans olacaktır. Bakalım bu yoldan kimler gidecek, kimler gitmeyecek?

Oyunbozan Var


Galatasaray'da bir süredir işlerin tatmin edici düzeyde gitmediği kesin. Büyük umutlar besleyerek başlanılan başarısızlıkla sonuçlanan iki sezonun ardından daha dikkatli bir transfer politikası izlemesi bekleniyordu. Beni en çok şaşırtan ve en tereddütle baktığım transfer Serdar Özkan transferi oldu. Beşiktaş'ın genç bir oyuncusunu bonservis bedeli olmaksızın transfer etmeyi başarı sayanlar olacağı gibi ben işin ayrıntısına bakıyorum. Beşiktaş'ın veya Fenerbahçe'nin yedek bir futbolcusu alınabilir fakat önce eldeki değerlerini değerlendirmen gerek sonra da Beşiktaş'ta önünde oynayan oyuncuların form durumlarını incelemeleri gerekirdi. Galatasaray'ın yurt içinde bonservis bedeli olmayan kalbur üstü oyuncuları almasını anlıyorum da bu adamlar forma giyemezlerse ya da giyip de başarısız olurlarsa eleştirileri sezon içinde kabul etmek gerekir ve bu sene eleştirilerin dozunun artacağı bir sene olabileceği de göz önünden kaçmaması gerekir.
Bir de Uğur Uçar'ın takımdan gönderileceği söylentileri takımın içinde oyunbozan varolduğunun kanıtı olabilir.

ANACM Teknik Analizi


Temeli iyi olan senetlerden biri olan ANACM haftalık teknik dataları aşağıda sunulmuştur. Dirençler 2,16-2,19-2,22-2,26-2,32

Destekler 2,12-2,08


2,12 oldukça kritik bir seviye. Bu seviyenin üzerinde yükselme potansiyeli taşır. Altında ise risk katsayısı yükselir. 2,12 üstündeki kapanışlarda 2,22 birincil hedef seviyesi olup ardından 2,32 denemesi görülebilir. Bu seviyenin denenip hacimli geçilmesi durumunda 2,5x li seviyeler hedef konuma gelecektir diye düşünüyorum.


Not: Verilen seviyeler bir hafta için geçerlidir.


Yatırım tavsiyesi değildir.

Mami Beşiktaş A Takıma Doğru

Beşiktaş'ın çocuk yaşta Dünya devi Barcelona'ya gitmesine izin vermediği küçük yıldız artık delikanlı oldu ve yakında profesyonel olacak
Beşiktaş camiasında 'Minik Mami' olarak bilinen ve Siyah-Beyazlıların alt yapısının gelecek vaad eden isimlerinden Muhammed Demirci, profesyonel oluyor. Daha önce dünyanın önde gelen kulüplerinden Barcelona`nın da talip olduğu ancak yönetimin vize vermediği çocuk yldız, artık delikanlı oldu ve yönetimin kurulunun aldığı kararla profesyonel futbocular mertebesine yükselecek. Son dört yıldır büyük bir aşama kaydederek minik takımdan A-2 Takıma kadar yükselen ve yaşıtlarından küçük olmasına rağmen bu kategoride de başarı sağlayan Muhammed Demirci`nin iki yıl içinde A takımına dahil edilmesi hedefleniyor. 1995 doğumlu (15 yaşında) oyuncu böylece en genç profesyonel olan oyuncu ünvanını da eline geçirecek. Siyah-Beyazlı kulüp alt yapısının gelecek vaad eden diğer isimlerinden, Erkan Kaş ve Orhan Gülle de pofesyonel yapılacak diğer oyuncular olarak belirlendi.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/minik-mami-buyudu/spor/sondakika/01.06.2010/1245180/default.htm