Temel değerlendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Temel değerlendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2009 Pazar

TSL'den Haftalık Ufak Ufak Aktarmalar

Beşiktaş
Başkan olsana başkan olsana Gaziantep'e başkan olsana....!
ooooooo Demirörennnn yeter, Demirören yeter Demirören yeter, demirören yeterrrr....!
Beşiktaş gol orucunu bozdu.
Beşiktaş'ta sorun kökten çözülmediği sürece işler vasat gider. Taraftar protestolara devam ederse başkan istenmdiği yerde kalmayacaktır. Bakalım protestoların boyutu ve süresi ne ölçüde olacak?
YILDO şanslı... Bir sonraki maç Kasımpaşa.
Galatasaray
Hiçbir şey ters gitmeye başlamadı. GS bu sene rekorlar kırarak şampiyon olacak.
GS, lig sonuna kadar aynı şablonda oynadığı sürece ya çok gol atıp yener ya da çok gol yiyip yenilir.
Fenerbahçe
Kimse 8 de 8 e kanmasın. FB kayıp serisine bir başlayacak gerisi çorap söküğü gibi gelecek. Bu GS bu FB'yi yer bitirir.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Beşiktaş Şampiyonlar Ligi Değerlendirmesi



Manchester United: Geçen senenin premier lig şampiyonu. Çok güçlü ve disiplinli bir takım. Alex Ferguson kurt hoca. Geçen senenin şampiyonlar ligi finalisti.
Bu sene ligde 4 maçta 3 galibiyeti var. En zorlu maçı Arsenal ileydi. Onu da 2-1 yendi.
Çok güçlü bir rakip. Ronaldo'yu Real Madrid'e veren Manchester grubun favorisi.
Görüş: BJK'nın Old Tradford'ta pek şansı yok. İnönü'de belki taraftarının baskısıyla puan veya puanlar gelebilir. Beklentim: 0 puan.
Wolfsburg: Geçen senenin süpriz Almanya Şampiyonu. İyi oyuncuları var. Özellikle forvet tarafı çok etkili, Grafite ve Martins tehlikeri. Bu sene 4 maçta 2 galibiyet 2 yenilgisi var ligde. BJK gibi formsuzlar.
Görüş: BJK evinde 3 puan alır. Deplasmanda 1 puan alabilir, ama kolay maç olmayacak. Gurbetçi taraftarlar BJK için avantaj olacak. Beklentim: 3 puan
CSKA Moscow: 2. torbadan çekilecek iyi bir takımdı. Geçen sene Rusya Ligi'nde 2. olan CSKA Avrupa'da çok tecrübeli. Özellikle deplasman maçlarında rakip takımlar çok zorlanıyor. CSKA geçen seneye göre daha formsuz ama Rus takımları Şampiyonlar Ligi'nde çok dinamik oluyor. Bunun sebebi ise liglerin erken başlamasıdır.
Görüş: BJK evinde 3 puan alır. Deplasmanda 1 puan alır. Beklentim: 4 puan.
BJK bu ligi 7 puanla 2. ya da 3. tamamlar. Beklentim bu puanla 2. tamamlar.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Beşiktaş - Gaziantepspor Değerlendirmesi


Evet Beşiktaş'a bol şans diliyorum... Görünen o ki şanstan başka bir şey Beşiktaş'ı kurtaramayacak. Yazık...
Daha önceden dedik, belki taraftar ile İnönü'de bütünleşip bir hava yakalar, ama nafile... Aynı tas aynı hamam...
Üç haftadır Beşiktaş'ı televizyondan izliyoruz ve reçete kesmeye çalışıyoruz. Bir de çıplak gözle izlemek vardı ki bugün o da nasip oldu. İnönü'de yerimizi aldık. Televizyonda göremediğim çok büyük handikaplar gördüm. Hepsini aktarmaya çalışacam. Öncelikle biraz maçtan bahsetmek istiyorum.
******************************************
Beşiktaş-Gaziantepspor Değerlendirmesi
Maç 0-0 sona erdi. Beşiktaş kazanmak için çok bir şey yapmadı. İnanılmaz sıkıcı bir oyun. Koordine olamayan Beşiktaş orta sahası ve kendine güveni olmayan bir takım. İnanılacak gibi değil. Sanki geçen sene şampiyon olan bir takım değil de yeni kurulmuş bir takım görüntüsü çizen Beşiktaş, taraftarını çok üzüyor. Bugün stadta bir tane umutlu adam görmedim. Hepsi oynanan futbola nalet ediyor, hepsinde bir endişe.
*******************************************
Takım genel olarak hazır değil, futbolcular birbirleri ile anlaşamıyorlar. Sahada düzgün bir dizilim yok. Pas hatası çok sık yapılıyor. Oyun kuracak adam yok, adam eksilten adam yok. Şişirme toplarda bile, topu indirecek adam yok. Beşiktaş'ta korkak, kendine güveni olmayan bir futbol var. Şimdi bir bir bugün takımda yerini alan oyuncuları değerlendireceğim.
******************************************
Hakan: Kendine düşen görevi kalede gerçekleştirdi. Ancak kalecilik sadece kaleye gelen topları kurtarmak değildir. Defansına güven vereceksin, sana verilen geri pasları minimum hata ile oyuna sokacaksın, defansı zorda bırakacak toplar atmayacaksın. Hakan oyun kurmayı bilmiyor malasef. Rüştü bir an evvel iyileş gel lütfen.
İbrahim Kaş: Ben bu adama bir türlü ısınamadım. Bugün sağ back oynadı. Defanssif ve ofansif olarak resmen rezildi. Defansta ikili mücadelelerde ayakta kalamadı, düzgün top kapamadı, hava toplarında hiç hakim değildi. İlk yarıda ofansa çok fazla destek verdi. Ofansa destek vermese daha iyi. Ya top kaybetti, ya da dağlara taşlara orta yaptı. İbrahim Kaş'ı getiren zihniyeti şiddetle eleştiriyorum. Sağ back in adamı kesinlikle Ekrem Dağ'dır.
İsmail Köybaşı: Beklenilenin çok altında performans gösteriyor. İlk yarıda ileriye çok destek vermek istedi, Beşiktaşlı orta saha youncuları top yapamadığı için İsmail her çıkışta boşa çıktı. Ben Antep Teknik direktörünün yerinde olsam, ilk yarı BJK'nın işini sağ taraftan bitirirdim. Resmen bomboş kaldı. Sol back in adamı artık benim için İbrahim Üzülmez'dir.
Sivok: Ferrari'nin varlığından dolayı fazla açığı gözükmüyor. Arada çok dengesiz tackle ları var. Çok adam kaçırıyor. İlerisi gün, Avrupa'daki takımın forveti gelir, kendi ile ortada sıçan gibi oynar, dikkat etmesi gerek. Göbekteki Ferrari'nin yanında İbrahim Toraman gelmek zorunda.
Ferrari: Ernst ile birlikte sahanın en iyisiydi. Bugün çok kritik müdahaleleri vardı. Defans bloğuna güven veriyor. Teşekkürler Ferrari. Hem hava toplarında hem ikili mücadelelerde çok iyiydi.
Ernst: Sahanın en iyisiydi. Sahadaki en diri isimdi. Düzgün pasları, doğru zamanda doğru hamleleri ile takımı toparlayan oyuncuydu. Bu takımda Fabian Ernst olmasa bu takımı düşünemiyorum. Hem defansif hem de ofansif olarak ben dahil bütün taraftarın alkışını aldı.
Fink: Geçmiş haftalara göre form düşüklüğü vardı. Bugün fazla pas hatası yaptı. Çok düz bir oyuncu. Defansif yönü Cisse'den daha kötü, ancak ofansif yönü Cisse'den daha iyi. Fabian Ernst olmasa çok sırıtır.
Tello: Takımın en çok koşan oyuncularından biriydi. 10 numara kimliğini bugün üstlenemedi. Ara ara adam eksiltti, ortalar kesti ama bu oyuncuda da bir form düşüklüğü vardı. Geçen seneki Tello'yu arar olduk.
Serdar Özkan: İlk 112de gördüğümde sinirlendim ama takımın en iyi 3. ya da 4. ismiydi. Çabaladı baya. Ara ara takımı atağa kaldırma görevini üstlendi, ama çabası yeterli olmadı.
Holosko: Bugün çok saçmaladı. Alıyor topu ayağına gidiyor hızla, hep kaptırıyor. O hırslı, yırtıcı Holosko gitmiş, leş bir adam gelmiş resmen. Holosko'ya şampiyonlar liginde çok ihtiyaç duyacağız, ama Holosko istekli değil.
Nihat: Hala hazır değil. Top ayağına yapışmıyor. Sürekli top kontrolünde bir sıkıntı var. Hep topları bpş yere harcadı. İspanya'dan sonra burada bir hüsran yaşayabilir. Hala ısınması ile uğraşılıyor. Nihat'ı kazanalım derken, maçları kazanamıyoruz. Bugün herkesin topuna karışma eğilimindeydi, takım içindeki uyumu bozuyor. Bir an evvel toparlması lazım.
Ekrem Dağ: Oyunda olduğu sürece hem ofans hem de defans anlamında iyiydi. Son dakikada bir şutu çatal çarparak auta gitti.
Uğur İnceman: Vasattı. Beşiktaş'a yakışmıyor bence.
Nobre: oyuna son 15-20 dakikada girdi. Elinden geldiğince korktu, hava toplarını indirmeye çalıştı. Yavaş ve çalım atamayan bir forvet olmasına rağmen Beşiktaş'a çok faydalı olacağını düşünüyorum.
*******************************************
Bugün Beşiktaş'ta Ferrari ve Ernst hariç bütün futbolcular taç sırasında bile taçı kullanan kişiye bakmıyor. Bu ne demek? aman bana vermesin, ya topu kaptırırsam, taraftar baskısı v.s. derken ne durumlara düşerim sorusu var, akıllarında. böyle özgüvensiz bir takım CL'de kim gelirse gelsin çok zorlanır.
******************************************
Bu arada belirtmek isterim ki Gaziantepspor ligin en açık oynayan takımlarında biri. Bugün çok açık oynadılar, 8-10 kişi gelip, aynı miktarda geri dönmeye çalıştılar. Neyse kısaca sen kapanmayan takıma bile gol atamıyorsan posizyona giremiyorsan, bir şekilde takımı taktik yönden geliştirmek zorundasın.
******************************************
Son olarak Tabata ve/veya Yusuf Şimşek Beşiktaş'ta devreye girmeli artık. BJK önümüzdeki ara tatili çok iyi yapmalı. Diğer türlü hüsran tablo devam edecektir.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Beşiktaş TEMEL Değerlendirmesi





Beşiktaş 2009/2010 yılı ilk puan kaybını ilk maçta yaşadı. İBB maçını fazla konuşmak istemiyorum. İki-üç satır bir şey yazacağım. Beşiktaş, iyi oynamadı. Geçen seneki şansını aradı ama bulamadı. Futbol-taktik anlamında BJK için konuşmak henüz çok erken. En az 4-5 maç izleyelim, öyle adam akıllı değerlendirelim. Bu yüzden ben şu oyuncu çok kötü, Mustafa Hoca onu yapmamalıydı, bunu yapmalıydı diyemem şu an. Bir miktar izleyelim, sonra değerlendireceğiz elbet.
**************************************************
Bir de kısaca İbrahim Akın'ın golünden bahsedelim. Bu golü Beşiktaş yediği için çok utandım. Gol de her şey ters. Kaleci bile ters köşeye yatıyor. BJK, böyle bir gol yiyorsa Şampiyonlar Ligi'nde işi zor. Olası bir Barcelona maçında İbrahimovic, BJK defansı arasında o bireysel yeteneği ile şov yapar, uyarmadı demeyin. İbrahim Akın'ın golünde suçlu çok, BJK'lı futbolculara tek diyeceğim biraz profosyonel olun. Mahallede oynamıyorsunuz!
***************************************************
Şimdi Beşiktaş'ı temel değerlendirmemize geçelim:
Bir takımın başarısında iç ve dış etkenler vardır. İç etkenler: takım içindeki oyuncuların kalitesi, taktik, yönetim, teknik hoca... saymakla bitmez. Dış etkenler: Medya, rakiplerin durumu... v.s.
Beşiktaş geçen sene sizce hangi etkenlerden şampiyon oldu?
Benim pencereden görünenler şunlar:
Beşiktaş geçen sene ilk devreyi iyi bir tablo ile kapamadı. 2. devre itibari ile sürekli kazanmaya başladı ve şampiyonluk geldi. Bu durumda bizim o sürece bakmamız daha doğru olacaktır. Zaten taraftarlarda 2. devre ile gelen değişikliğin farkında olacak ki daha çok ilgi göstermeye başladı takımına...
***************************************************
Beşiktaş'ın geçen sene şampiyon olmasına sebep olan ana iç ve dış etkenler:
- Fabian Ernst
- Yusuf Şimşek
- Mustafa Denizli
- Taraftarın inancı ve desteği
- Şans faktörü
- GS ve FB'nin geçen sene kötü oluşu.
Bu sene Fabian Ernst var, Yusuf Şimşek var, Mustafa Denizli var, Taraftarın desteği ve inancı her zaman var. Geriye kaldı iki ana faktör: Şans faktörü ve GS/FB nin durumu.
Şans faktörü kumardır, işi şansa bırakmadan çok iyi oynamak lazım. Geçen sene çok şanslıydık, 2-3 maçı şansımızın yanında olduğundan kazanmıştık. Mesela geçen seneki şansımız olsa dün İBB maçını BJK kazanırdı. 6 pas içerisinde o kadar posizyon var ki kaç tanesi defansa çarptı. Bu şans faktörü önemli ve çok dengesiz bir dış etken. Tek diyeceğim Beşiktaş bu sene sana bol şans diliyorum.
Rakiplerin durumuna bakarsak bu sene oldukça kuvvetli ve iddialılar. Eminim ligin sonuna kadar yarışı bırakmayacaklar.
***************************************************
Neyse gelelim işin özüne; geçen seneki birçok olumlu faktör hala yanımızda, dolayısı ile bu sene yine ligin en büyük favorisi Beşiktaş. Beşiktaş mevcut kadroda iyileştirmeler yaptığı için Şampiyonlar Ligi'nde tutunur bu sene. Rakipler belli olsun, puan değerlendirmesi de yapacağız.
Beşiktaş mevcut kadroyu bozmadan mantıklı takviyeler yaptı. Cisse yerine Micheal Fink çok faydalı bir değişiklik. Defans bloğuna Ferrari gibi bir ismin yerleştirilemesi benim kalbimdeki umut ışığınının köklerini daha da yeşertti. İbrahim ile çok iyi defans bloğu oluşturacaklarına hiç şüphem yok. Nihat transferi zamanla ısınacak. Duran toplarda Nihat Kahveci her zaman tehlikelidir. Beşiktaş'ın bu sene duran toplarda çok tehlikeli olacağını düşünüyorum. Erhan ile İsmail Köybaşı hakkında konuşmak için erken ama İsmail'in kalitesini Gaziantep'ten biliyorum. Oldukça faydalı olacak bir isim. Kısaca mevcut kadroyu güçlendirdik. Bu sene Beşiktaş taraftarları TSL'de içlerini rahat tutsun. No problema! Şampiyonlar Ligi'nde bir miktar endişelerim var. Belki yapılacak ünlü bir transfer bu endişeleri bir miktar törpüler.
Herkese iyi hafta sonları dilerim...