barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2009 Çarşamba

4-3-3 ve Galatasaray


Galatasaray’ın Teknik Direktörü Frank Rijkaard kafasındaki sistemi açıkladı; 4-3-3…

4-3-3 oynamak hiç kolay değil. Galatasaray önümüzdeki sezon bu sistemle sahaya çıkarsa çok yara alır diye düşünüyorum. Neden mi?Öncelikle bu sistemi uygulamak için ön liberonun hem ofansif yönden hem de defansif yönden çok sağlam olması gerekir. Galatasaray’da bu nitelikte ön liberoda oynayabilecek bir oyuncu yok.
Bunun yanında defans dörtlüsüne çok iş düşer. Takım orta sahada rakibi karşılayamadığı durumda defansa çok iş düşer ki her oyuncunun yüksek verimde oynaması lazım. Galatasaray’ın defans bloğu ne kadar iyi tartışılır. Defansta özellikle kanatta görev alacak oyuncuların bu sistemde ofansa sık sık destek vermeleri gerekir ki bu da kanattaki defans oyuncularının 2. yarıda 60. dakikadan sonra oyundan düşmelerine sebep olur. Galatasaray’da bu tarz kondisyonu yüksek sağ ve sol açık oyuncusu yok.
Takım içinde çok yönlü oyuncuların bol olması gerekmektedir. Galatasaray’a baktığımızda çok yönlü adamlar sayılı. Arda, Kewell.
4-3-3 için Galatasaray’ın ileri üçlüsü, Türkiye Ligi’nde fazlası ile tatmin eder diye düşünüyorum. Belki de Rijkaard kafasında Barcelona’daki ofans gücünü hayal ederek bunu başarabilirim diyordur. Çok gol atar, çok gol yerim diyo olabilir. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi iyi bir ön libero ve defans kurgun olmadan bu sistemin oturması çok zor olur, zaman alır. Barcelona’da bile bu sistemi takıma adapte etmesi çok zaman aldı. Türkiye Ligi’nde sabra yer yoktur. 4-3-3 oynatırsın, bir dolu puan kaybedersin, Medya öyle bir köşeye sıkıştırır ki adamı, yönetici artık müdahele etmeye başlar ve böyle bir durumda başarı, kalite hiçbir şey kalmaz takımda.
Sonuç olarak ben bu sistemin, Galatasaray için çok riskli olacağını ve bu sistemi uygulamaları durumunda ligin en az ilk 8-10 haftası çok puan kaybı yaşayacaklarını düşünüyorum.

28 Mayıs 2009 Perşembe

Guardiola , Barcelona ile Yine Zirve'de


Dün gece Barcelona , Manu'yu 2-0 yenerek Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı. 67 yaşındaki Sir Ferguson 'la 38 yaşındaki Guardiola'nın kapışmasında gülen taraf çaylak teknik adam oldu. Genel olarak ön libero olarak seyrettiğimiz Guardiola'yı o mevkiye getiren kişi Cruyff'tur. Altyapıdayken Cruyff'un dikkatini çekecek kadar iyi bir oyuncudur. Cruff: "Guardiola'yı sağ kanattan al ve orta sahanın ortasında kullan" demiştir. Koeman, Bakero, Beguiristain, Stoickhov, Nadal, Sergi'li kadro dört yıl üst üste şampiyon olur. Pep lakaplı Guardiola futbolculuğunda 10 sezon Barcelona formasını başarılı şekilde giydikten sonra İtalya'nın Brescia ve Roma takımlarında forma giydi. Dün finalin oynandığı Roma Olimpiyat Stadı'na yabancı değil diyemeyiz . Çünkü Roma'dayken sadece 4 maçta görev aldı. İtalyanlar 2,5 sezonluk İtalya macerasında 28 maçta 3 gollük bir performans izleyebildiler. İtalya serüveni Nadrolon testinin pozitif çıkıp 4 ay ceza almasıyla sona erdi. Daha sonrasında yıldız futbolcuların emekliliklerini geçirebilecekleri en iyi takımlardan birisi olabileceği Al - Ahly'ye transfer oldu. Daha sonrasında kısa bir süre de Dorados de Sinaloa takımında forma giydi. Altı yıl sonra döndüğü Barcelona'da B takımın başına geçti. 2007-2008 sezonunda kötü bir performans çizmesine rağmen İspanya'da 4. ligde mücadele eden takıma oynattığı hücum futboluyla dikkat çekti. Dos Santos, Bojan gibi altyapının yıldızlarına A takımın yolunu açtı. Son iki sezonda şampiyonluğu Real Madrid'e kaptıran Rijkaard'ın yerine haziran 2008'de Barcelona'da teknik direktörlüğü koltuğuna oturdu.Göreve geldiğinde takımın havasını bozduğuna inandığı Deco ve Ronaldinho gibi yıldızlarla yolları ayırdı. Akıllarda yarı final ikinci karşılaşmasında Stamford Bridge'te Chelsea 1-0 öndeyken maçın son anlarında Guus Hiddink'e sarılması da kalacaktır. Dün , rakip takımın kalesini koruyan Van Der Sar'dan yaşça küçük olmasına rağmen bu kadar büyük bir başarıya ulaşması takdir edilecek bir durumdur. Gerçi ezeli rakibi Real Madrid, 1956 yılında kupayı kazanırken teknik direktörü Villalonga henüz 36 yaşından 185 gün almıştı. Bundan dolayı en başarıya ulaşan en genç teknik adam ünvanını kazanamadı.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

İddaa Yuvarlak Bir Oyundur


İddaa Yuvarlak Bir Oyundur...
İddaa oynayıp futbola meraklı kişiler iddaa oynamanın kolay olduğunu düşünmekle beraber 1 aydır para kaybeden bahisçiyi anlamıyorlar. Bu işin sucuklu yumurta yapmak kadar kolay olduğunu düşünüp duran bir takım insan topluluğunun aklında Spor Toto'da 12 -13 maç bilen ağabeyler akla geliyor. Hafta sonu bülteninde yüzlerce maç var; ancak içinden 3 tane banko maçı seçmek gittikçe zorlaşır oldu. Örneğin geçen hafta Barcelona – Villareal maçı öncesi bir çok iddaa bülteninde Barcelona'nın maçı alacağına dair yorumlar vardı. Esasında haksız da değillerdi, çünkü bir hafta önce Madrid'de ezeli rakibine 6 gol atmış, hafta içinde Şampiyonlar Liginde finale yükselmiş, Villareal maçına gelene kadar La Liga rakip filelere 100 gol bırakmış, yenerse Camp Nou’da şampiyonluğunu ilan edecek bir takımdan bahsediyorsak bu maça barcelona yener diye kuponumuza koyarız. Bir başka maçta Sivasspor –İstanbul Büyükşehir Belediye maçıydı. Evinde 1 yıldır yenilmeyen şampiyonluğa bu kadar yaklaşmış bir takımın İstanbul takımına yenileceğini biliyordum diyen kişi ya Beşiktaşlıdır yada ayak yapıyordur. Örnekleri çoğaltabiliriz ancak şunu görmek gerekiyor ki iddaa kolay bir oyun değil . Şöyle açıklamak gerekirse bir durumun şartı yuvarlak bir şeye bağlıysa durum da yuvarlaktır. Öyle de olur böyle de….