adnan polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adnan polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2010 Perşembe

Galatasaray Yatar Diyen Salaktır


Bugün Habertürk Gazetesinde bir Adnan Polat söyleşisinden notlar var. Önemli noktaları yazmak istedim.

1-"Galatasaray olarak önümüzde kalan son 4maçı da kazanmamız lazım. Hâlâ şampiyonluk için şansımız var. Ayrıca Fenerbahçe’nin zor maçları var. Ve üstelik Fenerbahçe “Kolay” denilen maçlarda puan kaybedilen bir takım. Bu şekilde bize şampiyonluk bile verdiler. Biz önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarını Aslantepe’de oynamak istiyoruz. Bu yüzden 2.’lik bile bize bunu sağlıyor. Farz edin Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’ne gitme ihtimali belirdi. Bursa’yı Bursa’da yenemezmi Beşiktaş? Elbette yenebilir. O durumda biz de şampiyon olamazmıyız, oluruz. Bu ligde her şey mümkün ve sonuna kadar kovalayacağız. O yüzden tüm bunları ortaya koyarak “Galatasaray Bursa’ya yatacak” diyen adama “Salak” derim. Bunu düşünen geri zekalıdır. Elbette “Biz olamazsak F.Bahçe de şampiyon olmasın” düşüncesi var. Bu normal. Aynısını Fenerbahçe de düşünür. Ama Fenerbahçe şampiyon olmasın diye de kalkıp ahlaksızlık yapacak değiliz. Olaylara yapıcı yaklaşmaya çalışıyoruz. Federasyonun işi zor, biliyoruz. Ve tam desteğimizi de veriyoruz. Ama futbolun marka değerinin yükselmesi konusu tam tersi bir mekanizmaya dönüştü. Hiç kimse sahada oynayan takımların gerçek yüzünü bilmiyor. Kim daha güçlü anlaşılmıyor. Kalite artacağına daha aşağıya gidiyor. Çünkü saha içi yönetimleri çok başarısız. "


2- "F.Bahçe’nin Şükrü Saracoğlu’ndaki derbilerdeki en büyük etkeni; 12. adamı... Futbolcularımız orada yüksek strese giriyor. Hakemler de korkuyor, ödleri patlıyor. Fenerli oyuncular o statta dokunulmazlık mertebesine ulaşıyor! "


3- " Bizim talebimiz, hakemlerin sahaya çıkıp normal kuralları uygulaması. Ama o baskıda bunu yapamıyorlar. İlk maçımızı hatırlayın. Keita bizim en önemli oyuncumuz. Roberto Carlos 7 saniye süren bir faul yaptı. Hakem de hep izledi. Sonra da Keita sinirlenip yumruk attı ve kırmızı kartı gördü. O maçta büyük hayal kırıklığı yaşadık. Bir de ofsayttan gol yedik. Bünyamin Gezer’in orada ödü koptu. Oysa mesleki açıdan korkusu olmaması lazım. Ama öyle korktu ki... Zaten derbilerin anlamı çok başka. Bu maçlar sadece 3 puanlık değil, hatta 6 puanlık bile değil. Daha öte. Bir de psikolojik etkileri oluyor. Psikolojik erozyona uğruyorsunuz. Mustafa Denizli benim çok eski arkadaşım. Son F.Bahçe-Beşiktaş karşılaşmasından sonra “Hakemlik yürek işi” dedi. Hiç konuşmazdı, o da konuştu. Ben de o söze ilave ediyorum: Hakemlerin Kadıköy’de ödleri patlıyor... "


4- "Büyük organizasyonlarda neden Türk hakemi yok, bunu sorgulamak lazım. Bütün hakemler mi kötü? Değil tabii... İdari anlamda iyi yönetilmiyorlar. MHK’yi yönetenler iyi yönetemiyor. Federasyon ona güvenmiş, görev vermiş ama Oğuz Sarvan bu işi yapamıyor. Geçen yıl Sivas maçında raporlar değişti, yalan beyanlar hazırlandı. Hepsinin raporunu tuttuk ama bir şey değişmedi. Genel kurulda beyaz sayfa açmalarını istedik ve onları destekledik. Ama değişen bir şey olmadı. Güvensizlik ortamı oluştu. Olmazsa, yapamıyorlarsa onu değiştirmek sizin işiniz. Sarvan’ın kötü niyeti yok. Ama beceremiyorlar. Vizyonları yetmiyor. Futbolu Mahmut Özgener ve Lutfi Arıboğan yönetiyor. Dürüstler ve art niyetleri yok. Ama telkinleri dikkate almıyorlar. “Biz biliriz, biz yönetiriz” diyorlar. Bu iş yıpratıcı. Sezon başında MHK’nin alternatifi düşünülebilirdi. Oysa hakemler dışında hiçbir sıkıntıları yok. Ayrıca federasyonun gitmesi de çözüm değil. "


Son bir ilave de benden olsun Bursaspor maçını Bünyamin Gezer yönetecek. Tıpkı Fenerbahçe maçında olduğu gibi. Sorun bu değil elbette Bünyamin Gezer Türkiye şartlarında iyi bir hakem.Ancak sen Kadıköy'deki maça ev sahibine tolerans geçebilecek hakemleri yollayıp, hakemin etki altında kalmasını sağlarsan, Ali Sami Yen'e polis yollanmasının sorgulanması gerekir.

Altına imzamı atarım , başkan %100 haklı
Nokta( bilgin gökberk stili)

30 Temmuz 2009 Perşembe

Hayallerinizin Bittiği Yerde Gerçeklerimiz Başlar


İnsanın inanası gelmiyor ama son iki senedir Galatasaray yönetimi transfer bombalarını patlatmadan duramıyorlar. Galatasaraylıyım diye demiyorum ama bu işi çok iyi biliyorlar. Lincoln'ü teknik olarak beğensem de Galatasaray takımına yakışmayacak hareketler içinde bulunması herkesin sabrını yeterince zorlamıştı. Bu sezon yollar ayrıldı. Ve yerine gelecek isim de belli oldu. Bu isim Elano Blumer

Mancester City 'li Elano'nun Premier Lig 62 maçta 14 gol attığı , Brezilya Milli Takımında ise 35 maçta 6 gol attığı gelen bilgiler arasında. Hala da Brezilya milli takımı forması giydiğini de belirtmemde yarar var. Bu haber gerek UEFA nın resmi sitesinde gerekse de dünya genelinde sükse yaptı.

Premier Ligi izlemiş olanlar bilir ki Elano duran toplarda çok usta bir isim. Galatasaray'ın Hagi'den sonra yaşadığı en büyük sorunlardan biri duran top kullanacak usta bir isme sahip olamayaşıydı. Bu transfer ile bu sorun çözüldü. Eski hocası Mark Hughes 'un Elano 'nun duran toplardaki yeteneğini öve öve bitiremediğini de söylemek gerek. Bugün Mancester City'nin resmi internet sitesinde de Elano'ya hem Galatasaray'daki hem Brezilya milli takımındaki görevi için bol şans dilendi. İnternette takip ettiğim kadarıyla Mancester City taraftarı da bu oyuncunun gidişine üzülmüş durumda. Transfer piyasasına çok hızlı giriş yapan İngiliz takımı kadrosunu rahatlatmak için bu transfere onay verdiği biliniyor. Şayet bu güçlü para akışı olmasaydı Elano'nun Türkiye'ye gelmesi imkansızdı. Daha 30 Nisan da Mark Hughes'in verdiği demeçte Elano ile yeni sözleşme imzalamaları yönündeydi. Bu yabancı sermayenin İngiliz takımına girişi Galatasaray'a da yaramış oldu.

Keita dan sonra Elano transferi Galatasaray yönetiminin vizyonun ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Herkes bu transferi ayakta alkışlayacak; yönetim takdir edilecek.
Çünkü Hayallerinizin Bittiği Yerde Gerçeklerimiz Başlar.

http://www.mcfc.co.uk/News/Team-news/2009/April/Spot-king-Elano-gives-boss-the-shivers

http://www.mcfc.co.uk/News/Team-news/2009/July/Elano-leaves-for-Turkey

http://www.uefa.com/competitions/uefacup/news/kind=1/newsid=867444.html

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Zayton Cup'ta Galatasaray'ın Anlattıkları


Galatasaray'ın Almanya'da katıldığı turnuvadaki performansı sezon başı için kötü olduğunu söyleyemeyiz. Galatasaray'ın Leverkusen ile oynadığı maç da dahil olmak üzere gençlere çok sık bir şekilde yer verildiğini gördük. Serdar Eyilik ve özellikle Emre Çolak'ın yıldızları parladı. Emre'nin as takım için hazır olduğunu söylemenin yanlış olacağını düşünüyorum. Şutları ve kaleye dikine oynayabilmesi en büyük artısı fakat fizik olarak yetersiz gördüm. TSL 'de mücadelelerin sert geçtiğini düşünürsek fiziksel yapısını güçlendirmesi gerekiyor.

12 Haziran 2009 tarihinde Arda'nın yeni kaptan olacağını bilmeyenlere söylemiştik. Arda'nın kaptanlığa getirilişini erken bulan birisi olduğumu o günkü yazımda dile getirmiştim. Karakteri oturmuş , fevri hareketlerden kaçabilecek bir ismin kaptan olması daha iyi olurdu. Galatasaray'da bu görevi yerine getirebilecek en az üç tane çok iyi profesyonel vardı. Bunların başında Kewell geliyordu. Kewell gerektiğinde sahada olmasa bile bu takıma kaptanlık yapabileceğini düşünüyordum. Gelgelelim Arda'nın kaptanlığının yanı sıra 10 numaralı göreve soyunacak olması ben de ayrı bir tereddüt yaratıyor. Arda'nın 10 numara giymesi her Galatasaraylıyı gururlandıracaktır ancak Arda'nın kanatlarda verimli olabileceğini düşünüyorum.

Kafama takılan bir nokta var ki burası çok önemli: Sezon biterken Adnan Polat takımın sahadaki beyninin Arda olacağını açıklamıştı. Daha o günlerde Lincoln'den ümidi kesmiş olmasının önemi yok fakat Arda'nın gelecek sezon için hem kaptanlığını hem de mevkisini belirlemişti. Acaba Adnan Polat bu mevki değişikliğini Rijkaard'a kendisi mi söylemiştir yoksa Rijkaard başka 10 numaraya ihtiyaç yok, Arda 10 numarayı giyebilir mi demiştir burası da ayrı bir muammadır.

Hazırlık maçlarında en olumsuz bulduğum taraf savunmanın henüz oturmayışıydı. Leverkusen birkaç sefer ara toplarla Galatasaray savunmasının arkasına kolayca sarkması en tedirgin edici noktaydı.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Aziz Yıldırım'ın Galatasaray Forması Giymesi Üzerine


Eminim bugün gazeteleri takip edenlerin gördüğü bir haber vardı. Mehmet Yılmaz'ın haberine göre Aziz Yıldırım , Galatasaray başkanı Adnan Polat'tan Arda Turan'ı istemiş. Aziz Yıldırım 15 Milyon euro peşin para teklif etmiş. Karşılıklı esprilerin yapıldığı Haldun Üstünel'in aralarında yapılan sohbet baya gırgır geçmiş. Aziz Yıldırım, daha da ileri giderek "Arda, Fenerbahçe ’ye gelirse söz veriyoruz biz de imza töreninde Galatasaray forması giyeriz" diyecek hale gelmiş.

Aziz Yıldırım'ın Galatasaray forması giymesi fair play anlamında güzel bir olay olacaktır. Formayı giymesi için illa ki Arda'yı almasına gerek yok. Galatasaray Carrusca'yı Fenerbahçe'ye versin, eminim Adnan Polat da Fenerbahçe forması giyecektir. Aziz Yıldırım Galatasaray forması giymeyi göze alması, Arda 'nın ne kadar önemli bir futbolcu olduğunu ortaya koyuyor.

Yalnız uğruna Galatasaray forması giymeyi göze aldığı futbolcu için hiç de hak ettiğini parayı teklif etmemiş. Mehmet Topuz'un 10 milyon euro ettiği bir ülkede Arda'nın değeri en az 30 milyon euro. Aziz Yıldırım biraz cimri davranmış.

Aziz Yıldırım'ın doğru dediği bir şey var. 3 büyükler arasında futbolcu alış verişinin olması gerektiğine katılıyorum. Bir futbolcu hak ettiği parayı buluyorsa rakip takıma bile oyuncu satabilmek gerekir.

Bu arada Adnan Polat'ın da bu sözlerin altta kalmayarak Gökhan Gönül misillemesi hoşuma gitti doğrusu.

Son iki gündür Aziz Yıldırım'ın güzel bir yüzünü görmek sevindirici. Dün kulüpler birliği toplantısına geç gelen Adnan Polat ve İbrahim Yazıcı'ya yaptığı espri , bugün haberlere yansıyan bu olay Aziz Yıldırım üzerindeki bakışları değiştirecek gibi duruyor. Umarım kulüpler arasındaki dostluk sezon başına kadar değildir.