Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2010 Perşembe

Rüştü Bahane, Amaç Gündem Değiştirmek


Yine elden kaçan bir şampiyonluk yine şampiyonu tebrik edip, biz nerede yanlış yaptık sorularının sorulması gereken yerde gündem değiştirmek. Bu konuyu sadece bu kadarı ile anlatsam hangi kulüpten bahsettiğimi anlamak zor olmayacaktır. Bir Rüştü muhabbeti aldı başını gidiyor? Kimin haklı olduğu , bu konuda kimin haklı olduğu , ne kadar önemli olduğu tartışılır. Pazar gecesi, pazartesi ne konuşuyorduk şimdi ne konuşuluyor. Rüştü aramış mı aramamış mı? Bursaspor'un şampiyonluğu üzerinde şaibe oluşturma çabaları boşa. Olaya en olmayacak tarafından bakacak bile olsak yani Rüştü 'nün Trabzonspor'lu oyuncuları motive etmesi ne kadar önemli, sen final maçında evinde rakibini yenemiyorsan susacaksın. Ayrıca kamuoyu Rüştü 'yü de Aziz Yıldırım'ı da çok yakından tanıyor.
Son not: Rüştü bu ülkede şu anda top oynayan , totalde (karakter, günlük performans, başarılar açısından) ilk 3 te yer alan bir Türk futbolcu değil mi?

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Vatandaş Aşka Gel !


Fenerbahçe Türkiye Kupası'nda Bursaspor ile oynanan ilk maçta Fener tribününde bir pankart vardı, " Aşkım 26 senedir ayrı kaldık , bu sene kavuşacağız." yazıyordu. Sanki Fenerbahçe Bursaspor'u eledikten sonra ben bile bu sene Fenerbahçe alır artık demiştim ki yine alamadılar. Sevgili ve aşık olunan yine başkasına gitti, fenerbahçe'nin aşkına 7 kere cimbomum,7 kere beşiktaş, 6 kere trabzon, 2 kere gençlerbirliği,2 kere kocaelispor, 1 kere kayserispor, 1 kere bursaspor, 1 kere sakaryaspor sahip çıkmış bu 27 senede...

19 Nisan 2010 Pazartesi

Mesele Verilmeyen Penaltı Değil Yeğen, Mesele Kazanmak İçin Her Yolun Mübah Görülmesi


Bir Galatasaraylı olarak bu maça bakış açım Beşiktaş'ın bu maçtan galibiyetle ayrılması veya en azından bir puan alması yönündeydi. Alınan bu sonuçla Galatasaray'ın artık şampiyonluk şansı son 6 maçta 6 galibiyet alan takımdan yada son haftada Fenerbahçe'nin Denizli'de kaybetmesiyle kazanılan şampiyonluklardan bile zor hale geldi. Beşiktaş da fiilen bu maçta ligi en iyi durumda 3. bitireceği kesinleşti.


Galatasaray , Fenerbahçe'ye evinde yenildiğinde bu kadar zoruma gitmedi işin doğrusu. Maçın içinde Fenerbahçe'nin aleyhine çalınması gereken düdükler, verilmesi gereken penaltı ve kartlar ligin cılkının çıktığının göstergesiydi. Emin olun ki Fenerbahçe'nin yerinde Galatasaray olsa ve böyle bir galibiyet almış olsa içime sinmezdi. Olay Lugano'nun eline çarpan pozisyonun verilmemesi veya İbrahim Üzülmez'in pozisyonunun ofsayt olarak nitelendirilmesi değil. Çok bariz olmadıktan sonra hakemler hakkında konuşmak da doğru değil . Futbolumuzun içine tüküren Bilica'nin penaltı öncesi penaltı noktasını eşelemesiydi ve orada hakem olarak görevlendirilmiş 4 tane şahısın hiçbirinin bunu görmeyişiydi. Yanlış anlaşılmasın Ernst'in yaptığı hareket doğru değil, ama sevmesek de birçok maçta bunu görüyoruz, yenik takımın oyuncusu o anlık hırsla vuruyor,hakem de görüp cezasını veriyor. Federasyon da o cezayı 3 maça bağlayacaktır. Ya Bilica'nın yaptıklarının cezası ne olacak?


Bir tarafta Rüştü var , bir tarafta Volkan var. İkisi de şu anda ligin en iyi kalecileri durumundalar. Ama birisi tün takım taraftarlarının saygı duyduğu bir isimken, diğeri kendi taraftarları haricinde tüm futbolseverlerin nefret ettiği bir isim. Penaltıyı kurtarmış hala hakemin üzerine koşuyor, farkında değil ki pozisyon penaltı, penaltı noktası eşelenmiş, bir kırmızı kartı daha çıkaracak basireti kalmamış bir hakem var. Hala daha koşuyor. Galatasaray maçlarında seyirciyi tahrik eder, sonra bir şey olmamış gibi davranır, ayıp ediyor , ihanet ediyor kendisine. Kendisini Dünya'nın en iyi 10 kalecisinden biri olduğunu düşünüyor da Fenerbahçe'den Arsenal'e veya Milan'a neden gidemediğini bir düşünse iyi olacak.


Bu kadar hakeme ve Fenerbahçe'ye sallamasına salladım da Beşiktaş'ın hiç mi kabahatı yok. Bir penaltı kullanma hakkı en azından verilmiş, orası eşelenmiş de olsa atacaksın. Lige 40 gol atamadan ben şampiyonluğa gidiyorum demekle olmuyor. Sanki bu sene Beşiktaş transferler konusunda ciddi değişimler göreceğiz hissine kapılmamak elde değil.


Fenerbahçe de Beşiktaş da hakemleri etkisi altına almak için haftalardır ellerinden geleni yapıyorlar. Demek ki Fenerbahçe'nin gücü Beşiktaş'ın üzerinde, geçen sene de söylediğim gibi geçen sene Beşiktaş'ın aldığı şampiyonluk önümüzdeki 6 sezonda şampiyonluk yaşayamaması için verilen bir sus payıydı.

22 Kasım 2009 Pazar

Beşiktaş 3 - 0 Fenerbahçe


Dün yine Beşiktaş'ta çok güzel bir ortam vardı. Şarkılarla, derbi heyecanı zaman ilerledikçe pekişiyordu. Fener maçlarının tadı başka oluyor. Hava, atmosfer her şey futbol için müsaitti. Maça başlamadan önce Beşiktaş'ın kadrosunu görünce Wolsburg maçındaki gibi şok olmasam da bir parça sinirlendim. Serdar Özkan'ın kadroda ne işi vardı? Serdar Özkan dışında diğer oyuncular beklediğim gibiydi. Ama maça 10 kişi başlamak canımı sıktı. Daha öncden de yazılarımda belirttiğim gibi Serdar Özkan, İbrahim Kaş gibi adamlar BJK için zarar. Maç başlamadan hemen önce Beşiktaşlı futbolcular çember oluşturup galibiyete kitlendiler.
*****
Maçın başlama düdüğü ile beraber Beşiktaş'ın baskısını gördük. ilk 15 dakika rakip sahayı ablukaya aldı BJK, sağlı, sollu ortalarla güzel bir baskı kurdu. Baskı devam etse gol işten bile değildi. 15.dakikadan sonra Fener, atakları püskürttü, önce orta sahada geçen oyunun ardından bir miktar BJK kalesine doğru gelmeye başladılar. İlk yarıda önemli posizyon fazla yoktu. Gözüme çarpanlar maçın başında Serdar Özkan'ın penaltı noktasından kaçırdığı bir posizyon vardı. Gol kaçtıktan sonra iyi bile vurdu, hayret dedim. Fenerin Roberto Carlos ile uzaktan bir şutu var. Alex'in ilk yarının son dakikasında nefis bir frikiği var. Bir de Gökhan Gönül'ün İbrahim Üzülmez tarafından düşürüldüğü bir posizyon var. Posizyon penaltı bana göre. İbrahim Üzülmez çok profosyonel bir faul yaptı.
******
İlk yarıda Beşiktaş'ın kontrollü, güzel paslaştığı bir oyun vardı. Beşiktaş'ın ileriye çıkarken paslaşmalarını, organizasyonlarını beğendim. Eskiden 2 pasla zor çıkarken, derbide fazla pas sayısı ile iyi organisazyon kurduğun gördük. Beşiktaş'ın defans bloğu çok çok iyi. Bu sene Beşiktaş'ın çok az gol yiyeceğini düşünüyorum. İlk yarıda İbrahim Üzülmez'in iki ortası var. Premier lig oyuncuları halt etmiş. O nasıl ortalar öyle. Tek kelimeyle mükemmel iki öldürücü orta... Fener hiç organize olamadı. Beraberlik için gelmişler. Daum bu atmosferi iyi bilir. Anlaşılan baya çekinmiş olacak ki Alex bile baya geride oynadı ilk yarıda.
*****
İkinci yarı Mustafa Hoca doğruyu buldu. Serdar'ın yerine Tello girdi. Sen maça Tello ile başlasan Beşiktaş ilk yarıdan maçı bitirirdi de neyse! Tello'nun girmesiyle orta sahada topa daha da hakim oldu Beşiktaş. ikinci yarının başlarında Beşiktaş'ın bulduğu goller galibiyeti getirdi. İlk golde İbrahim Üzülmez'in topu çekip sağ ayakla yaptığı ortaya Micheal Fink öyle bir güzel vurdu ki muhteşem bir gol attı. Son yıllarda gördügüm en güzel gol! Tek kelimeyle mükkemmel. Golü attığımızda aklıma geçen seneki Beşiktaş'ın Sivasspor'a attığı gol geldi. Yusuf ortayı yapmıştı. Tello tam köşeye vurmuştu. Tabi Yusuf bilerek bir orta yapmıştı. İbrahim Üzülmez sağ ayağı ile bilerek mi yaptı o ortayı tartışılır. Ama ne olursa olsun gole şapka çıkarırım. Ardından kısa süre sonra Bobo'nun golü var ki bu golde oyuna ikinci yarıda giren Tello'nun hakkını verelim. Pas çok kurnaz, Bobo'nun çabucak dönüp Lugano'yu zor durumda bırakması Bobo'nun vuruşu, Volkan'nın goldeki çaressizliği gerçekten Avrupai bir gol. Tebrik etmek lazım. Ayakta alkışlamak lazım. 2-0 dan sonra her şey daha da rahatladı. Artık farka gitmek için BJK'nın bir engel kalmadı dedim ki Mustafa Hoca oyuna Yusuf'u çıkarıp Uğur'u aldı. Biraz işi sağlama almak istedi. Ben bu değişikliği her ne kadar tasvip etmediysem de Uğur değişikliğinin ileriki dakikalarda doğru olduğunu gördüm. Uğur'a joker adam görevini verdi. Koş koş koş dedi. Adam her yerdeydi. İleride ve geride görev aldı. Fener 2 golü yedikten sonra kendine geldi, baskı kurmaya başladı ancak Beşiktaş'ın defansı gerçekten çok iyi. Hani düşünüyorum da Beşiktaş'ın defans hattı ile Galatasaray'ın ofans hattı birleşşe ne olur? ECL'de final oynayan bir takım olur diye düşnüyorum! Fener'de Kazım'ın oyundan atılmasından sonra Fener havluyu attı. Beşiktaş'ın ofsayt olan golü ile birlikte maç 3-0 bitti.
*****
Sonuç olarak Beşiktaş anlık hataları affetmedi. Fink'in golü beceri golü ama Fink'i tutan adam yok. Bobo, Lugano'nun en ufak hatasını iyi değerlendirdi. Hani Beşiktaş'ın maç boyunca %100 lük gol posizyonu az var, ama farklı galip gelmesini bildi. İbrahim Üzülmez iki asisti ile maçın adamıydı. Gollerin dışında iki asist olacak pası daha vardı, ancak Beşiktaşlı oyuncular değerlendiremedi. Beşiktaş maça piskolojik olarak o kadar iyi hazırlanmış ki 3-0'dan sonra bile futbolcular tüm enerjisi ile koşuyorlardı. Beşiktaş'a helal olsun. Fenerbahçe bu futbolla daha çok puan kaybedecek. Göreceksiniz...

19 Kasım 2009 Perşembe

Beşiktaş - Fenerbahçe Maç Öncesi


Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi 21 Kasım Cumartesi günü İnönü Stadı'nda oynanacak. Her derbide olduğu gibi taraftarlar maçı dört gözle bekliyor. Hal böyle olunca maçın nasıl sonuçlanacağı merak konusu.
Fenerbahçe 31 puanla TSL'nin birincisi ve Beşiktaş'tan 7 puan önde bulunuyor. Beşiktaş'ın bu maçı kazanmaktan başka çaresi yok. Bu demek oluyor ki BJK bu maçta tüm riskleri almak zorunda.
Beşiktaş camiası son haftalarda karışık: Bir yandan taraftarın yönetime protestosu, bir yandan yönetimin tribünü temizleme operasyonu bunlar Beşiktaş camiasının güç kaybettiği unsurlar. Geçen senenin şampiyonu bu sene hem ligde hem de Avrupa'da çok kötü bir tablo çiziyor. Kısaca Beşiktaş'ta işler her koldan karışık. Bu karışıklığı kısa süre kafadan atmak için BJK camiasının fenerbahçe galibiyetine ihtiyacı var.
Fenerbahçe'de durum nasıl?
Fenerbahçe 3 haftadır dinleniyor. Derbi maçında ısınma sorunu yaşayabilirler.
Fenerbahçe TSL'nin birincisi şu an. Ancak bu durum kimseyi aldatmasın. Fener bu sene kötü top oynuyor. Fener'i götüren yine Alex. Fenerbahçe ileride takım olamıyor. Aslını söylemek gerekirse BJK ile benzer sorunları yaşıyorlar. Fazla gol posizyonuna giremiyorlar. Ölü toplar ve Alex ile gol bulurlarsa buluyorlar. Bulamazlarsa geçmiş olsun.
Beşiktaş'ta durum nasıl?
Beşiktaş, defans bloğu ve ön libero haricinde gerçekten kötü. Oyun kurgusu, sistemi v.s. düzenli hiçbir şeyi yok. BJK'nın bu sene aldığı galibiyetlerin çoğu şans. Zaten skorlar ortada. hep 1-0.
BJK gol posiziyonuna girmekte çok zorlanıyor.
BJK ve FB, bana göre ikiside çok kötü. İki kötünün maçı ne olur? Bnm beklentim duran toplardan gelen goller maçın sonucunu tayin eder diye düşünüyorum. Maçın ortada geçeceğini düşünüyorum. BJK, FB'ye göre daha çok koşan bir takım dolayısı ile BJK'nın kazanma şansı daha fazla olmakla beraber maçın kaderini ölü toptan gelen ilk gol belirleyecek diye düşünüyorum. Bu maçta ilk golü atan farkı açarak kazanır...
Bu hafta sonu oynanacak derbide bir ilk yaşaabilir. Eğer FB maçı önde götürürse kıyamet kopacaktır. İnönü, duyulmadık küfürlere ve isyanlara maruz kalacaktır. Kısaca BJK'nın son yıllarda oynayacağı tansiyonu en yüksek maçlardan biri olacak. Beraberlik dışındaki bir skor Türkiye'de gündemi oldukça meşgul edecektir.

10 Kasım 2009 Salı

Beşiktaş - Fenerbahçe Maç Biletleri

Beşiktaş'ta taraftar, Beşiktaş camiasına kırgın ve sinirli. İki hafta sonra Beşiktaş-Fenerbahçe maçı var. BJK taraftarı böyle maçları sever. Özellikle Fener'i inönü'de yenmeye bayılır. Derbi maçının bilet fiyatları merakla bekleniyor. Bakalım Yıldırım Demirören yönetimi taraftara kıyak geçip, barışma tarafında yol alacak mı?

Geçen seneki bilet fiyatları aşağıda sunulnuştur. Benzer fiyatları bu maç için görebiliriz.

BİLET FİYATLARI
Geçen seneki derbi maç için belirlenen bilet fiyatları şöyle:
VIP Üst B-E: 750 TL
VIP Üst A-F: 500 TL
VIP Alt A-F: 425 TL
VIP Alt B-E: 450 TL
VIP Alt C-D: 500 TL
Numaralı Orta: 425 TL
Numaralı Kenar: 375 TL
Kapalı Üst: 300 TL
Kapalı Alt: 250 TL
Yeni ve Eski Açık: 90 TL

18 Eylül 2009 Cuma

Fener Avrupa'da Takım Olamıyor

Uefa kupası liglerinde ilk maçını oynayan Fener, Hollanda'nın Twente takımına 2-1 yenildi. Yazık oldu.

Maça yoğun presle başlayan FB, maç boyunca 1 net posizyona girebildi. Maç boyunca FB, sağ kanatta çok çalıştı. Özellikle Gökhan Gönül ve Kazım oldukça etkili oldular. Sol kanat ise çok güçsüzdü.

FB oyun kurmakta zorlandı. Daum, Alex ve Guiza'ya nasıl katlandı anlamış değilim. Alex rolantide oynadı. Guiza ise takımın tüm ataklarında hatalı pasları ile rol oynadı. YEdekte bekleyen Semih'e saygısızlık devam ediyor. Semih, Guiza'dan çok daha faydalı olur. Geçen sene Dede vatandaşına kıyak geçiyor dedik. Bu sene de Daum çok inat ediyor, Guiza işinde.

Maç uzun süre ortada geçti. FB gol posizyonu bulamadı pek. Zaman zaman kanatlardan top doldurdu. Rakip takım beraber çıkıp beraber dönen çok koşan vasat bir takımdı. Ardından 70. dakikadan sonra 9 dakikaya 3 gol sığdı.

Mehmet Topuz'un frikik golünü ayakta alkışlıyorum. Çok güzeldi. Ardından FB'nin yediği iki hatalı gol ve mağlubiyet. FB'ye geçmiş olsun diyelim. UEL, TSL gibi değil... TSL'de oyuncu kalitesinden maç alıyorsun, ama Avrupa'da zorlanıyorsun.

7 Ağustos 2009 Cuma

Sion ve Levadia Tallin Dayanamazlar!

Fenerbahçe 'nin rakibi Sion'u Galatasaray ile yaptığı karşılaşmalardan tanıyoruz. Galatasaray her karşılaştığında rahat bir şekilde elemişti. Bu sefer de Fenerbahçe turu en rahat atlayacak Türk ekibi olarak gözüküyor

Galatasaray'ın rakibi Levadia Tallin , Estonya temsilcisi oluşu ve Türk Milli Takımı da başta olmak üzere kuzey ülke futbollarının takımlarımıza ters gelişini göz önüne almama rağmen Galatasaray iki maçı da kazanarak turu geçecektir.

En zor kurayı Sivasspor çekmiş gözüküyor. Lucescu 'lu Shaktar Sivasspor ve Bülent Uygun'u yıkıp geçecektir. Bu kadar şanssız bir kura çekmelerine üzüldüm. Geçen yılın şampiyonu daha ön elemede rakip olduysa , onur mücadelesi verip, futbolun mucizesini aramaya devam etmek gerekir

Trabzonspor'un rakibini iddaa oynarken tanımıştım. Touluse geçen sezon Lille ile birlikte sezonun flaş takımlarıydılar. Son bir kaç hafta öncesine kadar Şampiyonlar Ligi mücadelesi vermişlerdi. Evlerinde yaptıkları çok basit hatalar neticesinde bu kupaya katılmak zorunda kaldılar. Evlerinde çok başarılı bir ekip olmasının yanı sıra , sağlam bir savunma hattına sahiplerdi. Bu sezon ki durumları hakkında net bir fikrim yok.

Ama ilk bakışta Galatasaray ve Fenerbahçe gruplara kalırlar, Trabzonspor ve Sivasspor çok büyük ihtimal eleneceklerdir.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Şampiyonluk Bizim Kupalar Bizim

Barış kupası sona erdi. İzlediğimiz kadarı ile Beşliktaş tam olarak hazır değil, ancak toplarlanma süreci kısa sürer diye düşünüyorum. Öncelikle geçen seneki kadronun ağırlıklı olarak korunması ve faydalı takviyelerin olması Beşiktaş'ın bu sene oldukça iyi performans göstermesine sebep olacak diye düşünüyorum. Bana göre Beşiktaş'ın bu sene yaptığı en yararlı transferi Ferrari transferidir. Defansın göbek bölgesinde bu sene daha az sorunla karşılaşıcağımıza eminim. Cisse 'nin yerine Fink'in gelmesi ön liberoyu daha da kuvvetlendirdi. Bu yüzden yapılan defansif transferler Beşiktaş'a olumlu yansıyacaktır. Şimdi tek bir transfer bekliyor BJK taraftarları. Çok ünlü bir 10 NUMARA... Beklenen bu transfer gerçekleşirse Beşiktaş için güzel bir sezon geçeceğine eminim.

Bu sene Beşiktaş'ta form patlaması beklediğim oyuncuları paylaşıyorum. İsmail Köybaşı, Nobre, Holosko. Bu sene bu oyunculardan çok şey bekliyorum.

Bu sene maç kurtaracak kritik oyuncuları paylaşıyorum. Ferrari, Ernst, Nihat, Tello,Yusuf Şimşek.


Yarınki Süper Kupa Finali'nde beklediğim Beşiktaş'ın muhtemel 11 i yukarıda sunulmuştur.
Mustafa Hoca'nın yarın ikinci yarıda oyuna Nihat, Serdar ve sakatlığı geçerse Yusuf''u oyuna almasını bekliyorum.
Rakibi kısaca değerlendirirsek; bana göre rakip takımın ofans hattı geçen seneye göre istekli ve kuvvetli. Defans göbeği çok zayıf bence, özellikle geçen seneye göre. Lugano ve Edu'yu bu sene baya arayacaklar gibi. Carlos ve Gökhan Gönül kanatlardan ofansa çok destek veriyor, bu yüzden FB'nin defansı bu sene çok açık verecek, çok gol yiyecekler, çok gol atacaklar diye düşünüyorum.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Fenerbahçe Acaba Bu Sefer Doğru Yolu Buldu Mu?


Fenerbahçe'nin Brezilya'nın Corinthians takımdan transfer ettiği Andre Clarindo Dos Santos ve Cristian Oliveira Baroni bugün İstanbul'a geliyorlar. Fenerbahçe'nin yurt içinde ödediği yüksek transfer bedellerini ve önceden haber vererek transfer yapmasını eleştirmiştim.

Bu sefer Aykut hocanın sadece Brezilya'ya transfer için gittiğini biliyorduk ama kim alınacağı hakkında pek bir bilgi yoktu. Oyuncuların kaliteleri hakkında çok bir bilgim olmamasına rağmen özellikle Dos Santos'un 2009 Konfederasyon kupasında forma giymiş olması kalitesi hakkında bilgi veriyor. Genellikle Fenerbahçe'nin bu tarz yaptığı transferlerin tuttuğunu görmüştük. Bunların başında Lugano, Edu, Alex, Devid gibi Brezilya'dan alınmış futbolcuların başarılı olduklarını biliyoruz. Fenerbahçe isim transfer etmekten bu sezon vazgeçmiş gözüküyor; çok isabetli bir karardır.

Bir sonraki hamleyi de gerçekleştirebilirlerse de daha da büyürler . O da şudur ki aldıkları oyuncuyu bir iki sezon sonra daha yüksek bir fiyata satabilmeleridir.

Ayrıca Güiza, Kezman, Roberto Carlos ve Ortega isimlerin Fenerbahçe'ye performans olarak istenen veremediği açıktır. Bakalım bu süreç ne kadar devam edecek?

16 Temmuz 2009 Perşembe

Lig Öncesi Takımların Durumları

Galatasaray: Takımın en kuvvetli bölgesi orta saha olacak . İlk 11 açısından en iyi 11'e sahip olmasına rağmen hücum hattında Baros'a alternatif bulunmuyor. Geçen sezon yaşanan sağ bek sorunu Uğur ile çözülecekse Galatasaray'ın bir forvet ihtiyacı olacaktır. Ayrıca kadro derinliği ve rekabet sağlayacak bir kanat oynayabilecek bir oyuncu da alınabilir.
Leo(gk),uğur(rb),hakan balta(lb),Servet(dc), Emre Güngör( G. Zan),M.Topal(dmc), Barış(dmc),Arda (mc), Keita(amr),Kewell(aml), Baros(fc)

Fenerbahçe: Takımın en kuvvetli bölgesi orta sahası olduğunu söyleyebiliriz. Fakat gel gör ki en büyük eksiği de bu bölgede. Emre, Alex, Özer, M.Topuz gibi isimler bulunmasına rağmen ön liberoda eksikler.Bu bölgeye Appiah, Aurelio tipinde bir adam almaları şart. Savunmanın göbeğinde Bilica ve Bekir oynayacaksa, vah Fenerbahçe'nin haline diyorum. Lugano'nun gelmeyeceğini varsayarsak bir stoper de almaları gerekecek. Forvette doğru dürüst tek adam var Semih. Güiza ,Lincolnleşmeye başladığına göre bu dakikadan sonra hayır beklemek hata olur. Belki de Fransa'da sezonun en kötü 11 ine seçilen Kezman devam edebilirler. Stoper,ön libero, forvet almaları mecbur gözüküyor.
Volkan, Gökhan, stoper, Bilica,R.Carlos, önlibero,emre,topuz,hurmacı,alex, semih

Beşiktaş: Takımın en kuvvetli bölgesi hücum hattı olduğunu düşünüyorum. Hem değişik özelliklere sahip, hem alternatifli ,hem de iyi bir forvet hattı var.Nobre, Bobo, Nihat, Holosko, Batuhan farklı stillerde iyi forvetler. Mustafa Denizli'nin kadroda seçim yapmakta zorlanacaktır. Nihat ilk yarıda etkili olamayacağı için bu sorun biraz hafifleyecektir. Beşiktaş da Galatasaray gibi 4-3-3 oynaması çok muhtemel gözüküyor. Bana göre hala takımın en zayıf yeri bekleri. Kimsenin beğenmediği İbrahim Üzülmez'e bu sene de çok iş düşebilir. Bu takımı ne Yusuf , ne de Delgado sırtlayabilir,muhtemelen bu görevi Tello alacaktır.
Şu anki kadro yapısına göre Beşiktaş şu şekilde sahaya çıkabilir
Rüştü,Ekrem Dağ (rb),İbrahim Üzülmez(lb), Sivok(dc), Ferrari (dc),Fink(dmc), Ernst(dmc), Tello(mc),Holosko(amr),İsmail(aml), Bobo(Nobre)(fc)

Ekrem Dağ'ın olduğu bölgede İbrahim Toraman oynayabilir ama bence en zayıf bölgesi bekleri olacak. Mustafa Denizli Batuhan'a yeterince şans vermezse yazık olacak.

Trabzon ve Sivas 'tan bu sezon başarılı olmalarını beklemiyorum. Özellikle Trabzon beklentilerin çok altında kalabilir. Sivasspor da özellikle Avrupa'da başarısızlık öngörüyorum. Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor'unu, Tolunaya Kafkaslı Kayserispor ile Coucerio'lu Gaziantepspor bu sezon çıkış yakalayabilirler.Gaziantepspor da en büyük eksiklik olarak stoper mevkinde iyi bir alternatif oyuncusunun olmayışı, bir de kanatlara mutlaka iyi takviyeler yapmalılar.

14 Temmuz 2009 Salı

Yeni Transferlere Yeni Manşetler

  1. Kader'e Boyun Eğdi! ------> Keita'nın müthiş oynadığı maç sonrası
  2. 'Kader'sizler! ------------>Galatasaray'ın Keita'nın Yokluğunda Aldığında Bir Yenilgide
  3. Kader'inde Var-----------> Mesela ligde GS'nin ligde iki maçta da Keita sayesinde kazanırsa
  4. Kader
  5. Kader'i Bu
  6. Ferrari Radar'a Yakalandı---> Ferrari ofsayt durumunda gol atarsa
  7. Ferrari Bakıma Alındı -------> Sakatlık Durumunda
  8. 'Ferrari'taş ----------------> Beşiktaş maçın başında skoru Ferrari ile sağlama alırsa
  9. Ferrari'den Pahalı -----------> Aldığı ücret konuşulurken
  10. Ferrari'yi Çizdiler ------------> Bir maçta dayak yerse!
  11. 'Topuz" dediler --------------> "Skib bıraktı" diyen medya bunu da der!
  12. Topuz gibi döndüler
  13. Kahveci Uyku Kaçırdı
  14. Kahveci'den Gece Mesaisi----------->Nihat gece alemlere akarken!
  15. Güven'i Var-Yerinde -------------> Erhan Güven
  16. Güvenilmez----------------> Erhan hata yapar,kırmızı kart görürse
  17. Güvenilmez güvenilse İbrahim Üzülmez
  18. 'Sarp' Gibi
  19. Franco Rejimi Gibi

30 Haziran 2009 Salı

Fatih Tekke'yi Alan Yok Mu?


Bugünkü haberlere göre Zenit St. Petersburg Fatih Tekke'yi satış listesine koymuş. Şu anda Beşiktaş 'ın forvet hattında yeterli alternatif oyuncular bulunuyor, fakat özellikle Galatasaray'ın bir tane Türk forvete ihtiyacı var. Geçtiğimiz sezonlarda Galatasaray'ın forvet hattı oldukça genişti. Şimdi ise Baros ile Nonda'ya kalmış gözüküyor. Bir tane yabancı forvet alsa bile yabancı sınırlamasından dolayı bir Türk forvet alması gerekiyor. Fenerbahçe ve Trabzonspor da bu ihtiyacı duyan takımlar arasında gözüküyor. Çok iyi bir alternatif olabileceğini düşünüyorum. Tekke için büyük bonservis bedelleri istenmeyecek olması, UEFA kupası finalinde oynamış bir futbolcuya bu kadar uzak kalınmasını anlamıyorum. Tekke'nin önceliğinin Trabzonspor olduğunu açıklamasına rağmen, geçen sezon forvet hattında çok sıkıntı yaşayan Trabzonspor'un bu oyuncuyu kadrosuna katmamasına anlamak gerçekten zor. Şayet bu oyuncuyu özellikle Galatasaray ve Trabzon almazsa çok üzülürler.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Aziz Yıldırım'ın Galatasaray Forması Giymesi Üzerine


Eminim bugün gazeteleri takip edenlerin gördüğü bir haber vardı. Mehmet Yılmaz'ın haberine göre Aziz Yıldırım , Galatasaray başkanı Adnan Polat'tan Arda Turan'ı istemiş. Aziz Yıldırım 15 Milyon euro peşin para teklif etmiş. Karşılıklı esprilerin yapıldığı Haldun Üstünel'in aralarında yapılan sohbet baya gırgır geçmiş. Aziz Yıldırım, daha da ileri giderek "Arda, Fenerbahçe ’ye gelirse söz veriyoruz biz de imza töreninde Galatasaray forması giyeriz" diyecek hale gelmiş.

Aziz Yıldırım'ın Galatasaray forması giymesi fair play anlamında güzel bir olay olacaktır. Formayı giymesi için illa ki Arda'yı almasına gerek yok. Galatasaray Carrusca'yı Fenerbahçe'ye versin, eminim Adnan Polat da Fenerbahçe forması giyecektir. Aziz Yıldırım Galatasaray forması giymeyi göze alması, Arda 'nın ne kadar önemli bir futbolcu olduğunu ortaya koyuyor.

Yalnız uğruna Galatasaray forması giymeyi göze aldığı futbolcu için hiç de hak ettiğini parayı teklif etmemiş. Mehmet Topuz'un 10 milyon euro ettiği bir ülkede Arda'nın değeri en az 30 milyon euro. Aziz Yıldırım biraz cimri davranmış.

Aziz Yıldırım'ın doğru dediği bir şey var. 3 büyükler arasında futbolcu alış verişinin olması gerektiğine katılıyorum. Bir futbolcu hak ettiği parayı buluyorsa rakip takıma bile oyuncu satabilmek gerekir.

Bu arada Adnan Polat'ın da bu sözlerin altta kalmayarak Gökhan Gönül misillemesi hoşuma gitti doğrusu.

Son iki gündür Aziz Yıldırım'ın güzel bir yüzünü görmek sevindirici. Dün kulüpler birliği toplantısına geç gelen Adnan Polat ve İbrahim Yazıcı'ya yaptığı espri , bugün haberlere yansıyan bu olay Aziz Yıldırım üzerindeki bakışları değiştirecek gibi duruyor. Umarım kulüpler arasındaki dostluk sezon başına kadar değildir.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Transfer Piyasasınnda 2. Vites Dönemi

Transfer piyasası hareketlenmeye başladı; şu ana kadar gerçekleşen kayda değer transferler şu şekilde:
Bekir İrtegün ------> Fenerbahçe
Bilica ------> Fenerbahçe
Mehmet Topuz ------> Fenerbahçe
Özer Hurmacı-------> Fenerbahçe

Herve Tum---------> İstanbul Belediyespor
Kanfory Sylla--------> İstanbul Belediyespor
Taner Gülleri ------> İstanbul BŞ. Belediyespor

Yasin Çakmak--------> Sivasspor
Uğur Kavuk----------> Sivasspor
Erman Kılıç--------> Sivasspor

Mustafa Sarp ------> Galatasaray
Leo Franco-------> Galatasaray

Serdar Kulbilge ------> Gençlerbirliği
Tolga Seyhan------> Gençlerbirliği

Julio Cesar da Silva Souza-->Gaziantepspor
Ertan Koç------> Gaziantepspor

Erhan Güven----> Beşiktaş
Fink--------> Beşiktaş

Kerim------> Antalyaspor
Balili--------> Antalyaspor

Aydın Karabulut-----> Ankaraspor

Ragıp Başdağ-------> Eskişehirspor

Hakan Aslantaş------> Kayserispor

Şu ana kadar en flaş transferleri Fenerbahçe'nin yaptığını görüyoruz. Fenerbahçe'nin daha transfer yapması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde bazı mevkilerde sorun yaşayabilir. Özellikle stoper ve ön libero mevkisine transfer şart gözüküyor. Hatta Roberto Carlos'un gidişiyle sol beke de transfer yapacaklardır.

Şu ana kadar yaptığı transferlerle ikinci en büyük katkıyı İstanbul Belediyespor yapmış gözüküyor. Erman Kılıç'ın yerine Sylla ve Tum'un alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Daha önce de Belediyespor'un forvet hattını sadece Taner ile doldurmasının hata olacacağını ; bir forvet daha almaları gerektiğini yazmıştım. Abdullah Avcı da bu eksiği çok güzel tespit ettiğini gördük.

http://yakinyoko.blogspot.com/2009/06/turkcell-super-ligde-transfer.html

Sivasspor'a gelince Bülent Uygun işi biliyor olduğu kesin. Nokta transferler yapmaya devam ediyor. Erman , Uğur ve Yasin transferlerinin çok olumlu görüyorum. Aldığı üç oyuncu da direk oynayabilecek kapasitede. Miladı dolmuş futbolcuları göndermesi Sivasspor'un lehine olacağını zaman gösterecek. En büyük şanssızlığı Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bu sezon daha iyi olacaklarını düşünmem. Balili herkesin düşündüğü gibi istikrarlı bir oyuncu değildi, diğer iki oyuncunun da özellikle Sylla 'nın anadolu takımlarında oynayabilecek seviyesi vardı.

Henüz Galatasaray ve Beşiktaş için konuşmak için erken. İkisi de yapacakları bir kaç nokta transfer yeterli olacak gibi duruyor.

Gaziantepspor elindeki mevcut kadroyu koruyarak ilerlemek niyetinde emin adımlarla ilerliyor. Sözleşmesi biten Bekir İrtegün Fenerbahçe'nin yolunu tutması haricinde bir sıkıntı yok gözüküyor. Gaziantepspor'un forvet sıkıntısı vardı. Mevcut kadrodan Eduardo ile yollar ayrıldı. Yerine bu sezon Sarıyerspor'da 20 gol atan Ertan Koç ve Rapid Bükreş takımında forma giyen frikik ustası Julio Cesar da Silva Souza'yı transfer etti. Bu futbolcunun gelişi ile bu sezon bol frikik golü izleyeceğiz. Bugünkü haberlere göre Gaziantepspor bir forvet daha alıyor. 2008-2009 sezonunda İsrail Ligini 15 golle gol kralı olarak tamamlayan Yeboah , önümüzdeki sezon için Gaziantepspor ile anlaştığı öne sürülüyor. Bu futbolcu ile Fenerbahçe'nin de ilgilendiği biliniyor.
Buna ek olarak Türkcell Süper Lig'de yeni sezona güçlü bir kadroyla girmek isteyen Gaziantepspor, İspanya'da futbol yaşamını sürdüren Ersen Martin ile 2 yıllık anlaşmaya vardı. Gaziantepspor Kulübü Başkanı İbrahim Kızıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, transfer çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirterek, ''Bir süredir görüşme halinde olduğumuz, İspanya'da futbol hayatını sürdüren Türk oyuncu Ersen Martin ile her konuda anlaşmaya vardık'' dedi. Kızıl, transfer çalışmalarının sürdüğünü, daha önce anlaşmaya vardıkları ve isimlerini açıklamayı şu anda sakıncalı gördükleri futbolcuları Gaziantep'e çağırarak imza attıracaklarını söyledi. Kızıl, Ersen Martin'in, ilerleyen günlerde Gaziantep'e gelerek 2 yıllık sözleşmeye imza atacağını bildirdi.

13 Haziran 2009 Cumartesi

Mehmet Topuz Fener 'de

Transferin dün gece gerçekleştiğine dair haberler internet sitelerine düştü. Kayserisporla anlaşan Fenerbahçe ile Mehmet Topuzla anlaşan Beşiktaş arasındaki düelloyu Aziz Yıldırım kazandı. Daha önceki yazımda da bu transferi Fenerbahçenin sonuçlandıracağını yazmıştım.

http://downbothflanks.blogspot.com/2009/06/mehmet-topuz-transferinden-kimse-verim.html


Bu transfer için Fenerbahçe'nin 7.5 milyon euro ve Gökhan Emreciksin'in bonservisinin verildiği söyleniyor. Şayet doğruysa Kayserispor iyi iş başarmış. Fenerbahçe 'nin bu kadar bonservis verecek parası varsa 15 milyon euroya Henry 'yi getirebilirdi. Biz de en azından dünya gözüyle Henry gibi bir yıldız seyretmiş olurduk. Gökhan Emreciksin bugün Ankaragücü'nde kalsaydı, bonservisi Türkiye şartlarında 4 milyon eurodan aşağı olmazdı. Kayserispor en az 10 milyon euroluk satış gerçekleştirdi, tebrik ederiz.

Beşiktaş camiasının üzülmesine gerek yok, bu transferin olmaması Beşiktaş 'ın lehine oldu. Performansı düşmeye başlamış bir adam alıp, yüksek para ödemekten kurtuldular. Carew, Anelka, Baros gibi futbolcuların bile ne kadar bonservise geldiklerini unutmamak lazım. Mehmet Topuz transferi Beşiktaş'ın iç dengelerini de bozacaktı. 2.3 milyon euro yıllık ücret alan oyuncusu yoktu sanırım , bu ayrı bir unsur.

Yıldırım Demirören bu transferin rövanşını almak isteyecektir, bakalım günler, ne getirecek?

11 Haziran 2009 Perşembe

Aragones'in Hayır İşleri Fenerbahçe'yi Şampiyon Yapacak!


Arkadaşım blogda Del Bosque ve Rijkaard hakkında bir yazı yazınca bir yazı da benim içimden geldi. Çünkü en başından beri bazı teknik adamlara haksızlık ettiğimizi düşünüp dururum. Bunların başında Eric Gerets, Zico , Del Bosque gibi hocalara haksızlık edimiştir. Daha önce iki defa Gerets ile ilgili bir yazı yazmıştım, sıra Del Bosque da...

Del Bosque 2004 yılında Beşiktaş ile sözleşme imzaladığında Dünya'nın gözü Beşiktaş'a dönmüştü. Del Bosque Real Madrid döneminde 4 sezonda iki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, iki kez La Liga şampiyonluğu, 1 kez İspanya Süper Kupası , 1 kez Avrupa Süper Kupası, 1 kez Kıtalararası şampiyonluk yaşamış bir teknik adam olarak Beşiktaş'a geldi.
Ülkemizde hala Del Bosque'nin teknik adamlığı tartışılması acı bir gerçek. Kabul etmek gerekir ki Beşiktaş ile yaptığı başlangıç son derece kötüydü. Ligde ilk dört maçta alınan 2 puan Beşiktaş'ı en baştan huzursuz etmeye başlamıştı. Beşiktaş 'ın bir Real Madrid olmadığı açık da Beşiktaş'ın o sezon ki kadrosu neydi bakmak lazım. Bana göre Beşiktaş'ın kadrosunda yıldız statüsünde sadece iki oyuncu vardı. Biri Sergen Yalçın , diğeri John Carew idi o sezonu şampiyon olarak tamamlayan Fenerbahçe'de Alex, Aurelio, Nobre , Tuncay, Servet gibi isimler yer alıyordu.

O günün Beşiktaş yöneticisi Reha Muhtar'ın duyduğu Beşiktaş sevgisi Beşiktaş'a hem maddi olarak hem de prestij olarak büyük kayba uğratmıştır. Bu dönemde Sabah Gazetesinde ele aldığı yazıda Del Bosque gibi dünyanın sayılı teknik adamlarından birine demediğini bırakmamıştır. Del Bosque'yi Hint fakirine bile benzetmiştir. Heralde sözleşmeden haberi olmadığından tazminat alamayacağını söylemiştir. Başka bir takımı çalıştırabilir mi sorusuna da "Sen milleti kör, alemi sağır mı zannediyorsun? " diyerek cevap vermiştir. Şimdi İspanya Milli Takımı'nı çalıştırıyor.

http://arsiv.sabah.com.tr/2005/01/28/muhtar.html


Bu kötü başlangıç döneminden sonra Del Bosque görev aldığı son 9 lig maçında 7 galibiyet 2 beraberlik almayı başarmıştı. Del Bosque ligi ve takıma alıştığı dönemde Reha Muhtar ve diğer yöneticiler yüzünden kovuldu. Beşiktaş yönetiminin yaptığı en unutulmaz hata olarak Beşiktaş tarihine yazıldı.

Gel zaman git zaman Yıldırım Demirören bile Del Bosque'yi göndermesinin en büyük hatası olduğunu kabul etmiştir ancak iş işten geçmiştir. Del Bosque 8 milyon euro gibi bir tazminatını da alarak gitmiştir. 26.03.2009 tarihinde İspanya Milli Takımı'nın başındaki Del Bosque'ye Beşiktaş ile ilgili tazminat meselesi sorulduğunda şunları söylemiştir: "Benim para ile işim olmaz. Beşiktaş’a gelirken para konusu telaffuz edilmedi. Çalıştığım takımlarda hiçbir zaman parayı ön plana çıkarmadım. Ancak, Beşiktaş’ta o zamanki şartlar farklıydı. Ben, ayrılmak istemedim. Görevime son verilince çok üzüldüm. Görevden ayrılmak zorunda kalan herkesin tazminat isteme hakkı vardır. Ben de kanuni hakkımı kullandım. Bu paranın büyük kısmı hayır işlerinde kullanıldı. Sadece bunu söyleyebilirim. Ben, kazanılan şampiyonlukların ardında böylesine hayır işlerinin yattığına inanırım. Belki bu sevabı yüzünden Beşiktaş şampiyonluğa ulaşacak."

http://spor.ekolay.net/haber.asp?PID=2660&HaberID=604187

Türkiye'de herkes Aragones ile Del Bosque'nin torunlarına miras bırakmak için geldiklerini söyler dururlar ama yanılıyorlar bakınız Del Bosque parayı hayır işlerine adamış, Beşiktaş'ı şampiyon yapmış. Bakarsınız bu sene de Aragones alacağı milyonları hayır işlerine adar , Fenerbahçe şampiyon olur.

9 Haziran 2009 Salı

Turkcell Super Lig'de Transfer Gözdelerinin Son Durumları


02 Haziran 2009 Salı günü 37 kişilik gözde oyunculardan oluşan bir transfer listesi hazırlamıştım.

http://yakinyoko.blogspot.com/2009/06/turkcell-super-ligde-transfer-borsas-nn.html

Şu ana kadar transferi gerçekleşenler
Bekir İrtegün ------> Fenerbahçe
Bilica ------> Fenerbahçe
Mehmet Topuz ------> Fenerbahçe
Mustafa Sarp ------> Galatasaray
Taner Gülleri ------> İstanbul BŞ. Belediyespor
Serdar Kulbilge ------> Gençlerbirliği

Yukarıda belirttiğim futbolculardan Taner ve Serdar yeni takımlarına oldukça güç katacaktır. İstanbul Belediyespor 'un forvet konusunda sıkıntısı vardı. Sadece bir forvetle işlerini yoluna koymaları zor gözüküyor. Bir forvet daha almaları iyi olacaktır.

Bu sezon şans eseri ligde kalan Gençlerbirliği bu sezon hata yapmak istemiyor. Bu ligde yerli statüsünde alıp oynatabilecekleri en iyi kalecilerden birini aldılar.

Bekir ve Mustafa 'nın yeni takımlarında ilk 11 oyuncusu olmaları zor gözüküyor. Şans geldiği zaman değerlendirmeleri şart.

Bilica ve Mehmet Topuz Fenerbahçe'de banko oynarlar.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Türk Futbol Kulüpleri Transferden Anlamıyor!

Biraz iddalı gelebilir fakat inanın gerçekler bu şekilde. Açıklayınca hak vereceksiniz. Mesela bazı takımlar bütçesine göre iyi oyuncu getiriyor, sonra nasıl satacağını bilmiyor. Kimisi 1 liraya almış oyuncu kıymete binmiş, satmıyor. Kimisi var iyi oyuncuları getiriyor ,düzen kuramıyor. En kötüsü ise bütçesi ne olursa olsun transferi beceremeyen kulüplerin varlığı...

Galatasaray:
Üç büyükler içinde, Türk Ligi kalitesi ve dünyadaki yerini düşünecek olursa en mantıklı transfer yapan takım. Galatasaray 'da problem yurt dışına oyuncularını pazarlayamamasıdır. Mesela geçen sezon sonu belirli bir yaşa gelmiş, profesyonelliği üst düzey olmayan, formda bir Ümit Karan'ı satamazsan olmuyor bazı şeyler.

Galatasaray 'ın en değerli oyuncusu kim? Cevap -Arda , yaşı kaç? Cevap - 22. Avrupa'da en üst liglerde üst seviye takımlarda oynayabilir mi? Cevap - evet

Galatasaray bu oyuncuyu 20 milyon euroya satamıyorsa ya yönetim hatalıdır, ya da ligimiz gerçekten kötü durumdadır.

Galatasaray'ı diğer takımlardan üstün kılan özelliği ise altyapıdan daha çok oyuncu çıkarması, Türk oyuncularının da kaliteli oluşu Galatasaray'ın olumlu yanı olarak söyleyebiliriz. Genç oyunculara verdiği değer , Galatasaray'ı ayakta tutan nedenlerden biridir.

Fenerbahçe:

Yıldız oyuncu getireceğim diye takıma uyum sağlayıp sağlayamayacağını bilmediği oyuncuları getirmesi en büyük dezavantajı. Fenerbahçe'de en verimli olmuş oyuncular Anelka, Guiza, Kezman , Ortega olmadı hiçbir zaman. Bunu hala görememeleri ilginç. Bu sezon daha iyi işler yapacaklarmış gibi duruyor. Bilica'nın iyi transfer olacağını düşünüyorum ancak Lugano'nun yerini doldurmasını beklemek yanlış olur. Bilica'nın yanına Popescu gibi bir oyuncu almazlarsa tökezlerler.

Beşiktaş:

Ya çok iyi transfer yapıyorlar ya da çok kötü. Son bir kaç sezonda eksiklerini bilmeden transfer yaptılar. Sol açık diye Ricardinho'yu aldılar, sol bekte Tello'nun verimli olacağını düşündüler. Holosko'yu beğenmeme rağmen Holosko için Türkiye piyasasını bozacak paralar verdiler. Delgado'dan verim beklemeleri ayrı bir muamma. Mustafa Denizli istemese ön liberoya Ernst'i de almazlardı. Rüştü ve Nobre transferleri gayet akıllı transferler olduğunu düşünüyorum. Bobo'yu iyi para karşılığı satarlarsa bu da akıllıca bir hamle olacaktır.

Sivasspor
Bütçelerine göre en iyi transfer yapan takım oldukları açık. Kamanan, Musa, Bilica gibi oyuncuları uygun bir bütçeyle almaları takdiri hakettiklerinin göstergesidir. Sivasspor değil de bu takım mesela Antalyaspor olsa bu kadar başarılı olmayacakları da açık. Bülent Uygun faktörü de Sivasspor futbolcularına değer katıyor.
Bülent Uygun'un her oyuncunun belirli bir bedel karşılığında gidebileceğini söylemesi hem futbolcuların motivasyonun bozulmasını minimuma indiriyor , hem de kulüp olarak her futbolcunun alternatifinin olduğunu da gösteriyor. Fakat gazetelerde yazan haberler doğru ise Bilica'nın 1,5 milyon euro ya transfer olması komik olur. Bilica 30 yaşında bile olsa Turkcell Süper Ligi'nin ikinci bitirmiş takımın en yararlı stoperi. Sert bir stoper olmanın haricinde etkili şutlar da çeken bir futbolcuyu 1,5 milyon euroya Fenerbahçe'ye verirsen Fenerbahçe maçlarında yattılar da derler, Bülent Uygun Fenerbahçe'nin teknik direktörü gibi davranıyor da derler.

Kayserispor
Sivasspor'un tam tersi şekilde hareket ediyor. İyi oyuncuları mutlaka tutmak istiyorlar. Tutmak iyi güzel de oyuncunun aklı bir defa karıştıktan sonra oyuncuların verimlerinin düştüğünü görmüyorlar. Gerek Gökhan Ünal gerekse de Mehmet Topuz konusunda yanlış davrandılar. Bir talibi çıktığı anda önce oyuncuların kalıp kalmak istemediği ile ilgili nabız yokladıktan sonra oyuncular gitmek istiyorlarsa belirli bir fiyat belirleyip taliplerine duyurmaları gerekirdi. Oyuncuları küstürerek hiç bir yere varamadılar. Geçen sezon 10 milyon euro veren Beşiktaş'a oyuncuyu satmazsan , futbolcu da mutlu olmaz , kulüp de....

Trabzonspor
Yeni bir yapılanmaya gitti geçen sezon, ne başarılı oldular, ne de başarısız oldular. Yattara'yı talibi varken satamamaları en büyük kayıpları oldu. Çünkü Gökdeniz ve Fatih Tekke transferlerinden iyi para kazanmışlardı. Uygun fiyatlı aldıkları ,oyunculardan verim gördükleri çok oldu. Futbolcu satmayı da beceriyorlar. Bu sezon aldıkları yabancı futbolcular beni pek tatmin etmedi, belki bu sezon da yeni Aureliolar yeni Stephanovlar bulurlar. Bir de disiplinli Kalli gibi bir hoca getirirlerse yolları açık diyebilirim.

Ankaraspor
Futbol şubesi sorumlusu Özer Hurmacı için 6 milyon euro fiyat biçtiklerini açıklamış. Özer Hurmacı iyi oyuncu olabilir ancak 6 milyon euroya Avrupa 'da kendisini ispatlamış ne kadar çok oyuncu getirilebileceğini bilmiyorlar. Ya da oyun var bu işte. Galatasaray Baros gibi bir dünya yıldızı için ne kadar bonservis ödemiş ki Özer Hurmacı bu fiyatı hak etsin. Sonunda 2 milyon euro ve takımlarında oynayaman bir-iki oyuncu takası ile transferi sonlanır. Zaten sakatlığı olan bir futbolcu olduğunu bildikleri için 6 milyon euroya kimse almaz. Bu kafayla Ankaragücü ile birleşme olmazsa kendileri istemezlerse küme düşmezler. Orta sıralarda dolanırlar.

Gaziantepspor :
Bu sezon toparlanma sürecine girdi diyebiliriz. Anadolu takımları içinde en iyi yabancılara sahip takım olduğunu düşünüyorum. Cesar, Deumi, İvan de Souza,Zurita, Tabata, Beto gibi oyunculara sahipti. Eduardo Abdo Ferraira Pacheco ile yollarını ayırıp daha önce Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Yunanistan'ın AEK ve Romanya'nın Rapid Bükreş takımlarında da oynayan 29 yaşındaki Brezilyalı golcü Julio Cesar da Silva Souza ile 3 yıllık anlaşma sağladılar.

Altyapıdan genç futbolcuları çıkartmakta başarılı olan Gaziantepspor gelecek sezon iddalı olacaktır. Bu sezon seyrettiğimiz genç Murat Ceylan, İbrahim Ferdi ve İsmail Köybaşı takımda tutulursa başarı sağlanacaktır.Fakat daha önce de belirttiğim gibi parasını bulan her oyuncu satılmalıdır. Genel anlamda transfer politikası geçen sezon tekrar düzeldi. Umarım gönül ilişkileri nedeniyle iyi futbolcularını yok pahasına göndermezler. Özer Hurmacı'nın 6 milyon euro ettiği bir ülkede Gaziantepsporun en az 4-5 tane oyuncusu da 6 milyon euro eder .

Son olarak diyeceğim Türkiye'de şişirilmiş bir futbol piyasası var. Bu şişik futbol piyasasının oluşmasının üç nedeni var. Birincisi yabancı sınırlaması, ikincisi kulüblerin yapılan yanlış ve sorumsuzca harcanan transferlerden sonra hesap sormaması( kulüplerin sahipleri olsa böyle olmaz), üçüncüsü de Türkiye'de ilginin yüksek oluşu ( iddaa, yayın gelirleri) gibi sebeplere dayanmaktadır. Sonra kimse bu kadar düşük bütçeli Metalist Kharkivler, Az Alkmaarlar, Shaktar Donetskler nasıl başarılı oluyor demesinler.

Mehmet Topuz Transferinden Kimse Verim Beklemesin


Mehmet Topuz Türk oyuncu klasmanı içerisinde en iyi oyunculardan biri idi. Bu sene yaşadığı performans düşüklüğüve kafaca yıpranması Kayserispor yönetimi yüzündendir. Geçen sezonlarda hem daha yüksek fiyattan satış yapabilecek iken hem de Mehmet Topuz gibi bir oyuncunun önü açılacakken engellediler. Üzerine bu sezon aldığı ücret üzerinde indirim istediler. Böyle bir oyuncunun psikolojisinin bozulması gayet normal. Topuz kendisine takım bulmaya çalışmış, Fenerbahçe ilgilendiğini ancak öncelikle kulüpler arası anlaşma olması gerektiğini iletmiş. Bunu oyalama olarak algılayan Topuz ve menajeri Beşiktaş'ı aramış. Beşiktaş da daha önce 10 milyon euro verip alamadığı futbolcuyu ucuza getirmeye karar vermiş. Olay böyle patlak vermiş.

Son yıllarda Türkiye'de bir futbolcu için böylesine bir kapışma olmadı. İşin hukuki tarafını pek anladığımı söyleyemem fakat benim anladığım Fenerbahçe'nin bu konuda haklı olduğu. Fenerbahçe önce kulüple anlaşıyor , sonra futbolcu ile pazarlığa başlıyor. Beşiktaş kulübü başkanı uyanık olduğu için ben bu adama alelacele Beşiktaş forması giydirirsem hem Fenerbahçe bu oyuncuyu almaktan vazgeçer hem de istediğim fiyattan bu oyuncuyu alırım düşüncesiyle hareket etmiş gözüküyor. Manager oyunları oynamışlar bilir ki bir futbolcunun mukavelesi devam ediyorsa önce kulüple anlaşılır sonra oyuncuyla anlaşma yoluna gidilir.(Riberry,Aurelio ayrı birer vaka, burada böyle bir problem yok) Burada prosedürü uygulayan takım Fenerbahçe ise esasında pek bir sorun gözükmüyor. Mehmet Topuz, “Fenerbahçe ile görüştüm ve anlaştım. Menajerim de Fenerbahçe’yle görüştü. Salı günü de Aziz Yıldırım’la telefonda görüştük. Bana ‘Beni her yerde arıyorsun, ne istiyorsun. Senle görüşmem etik değil. Recep başkanla samimiyim. Ayıp olur, menajerinle görüşelim” demesi bile Aziz Yıldırım'ın en azından bu konuda haksız olmadığını gösteriyor. Bu şartlar içinde Mehmet Topuz derse ki İlla ki Beşiktaş'ta oynacağım derse bu sezonu boşta geçirebilir. İkinci seçenek ise Mehmet Topuz Fenerbahçe ile anlaşır. Futbol hayatına burada pek başarılı olmadan devam eder. Türk futbolunda en beğendiğim oyunculardan biri olan Mehmet Topuz'u bu hale getirenlere diyecek bir laf yok.

Not: Kayserispor ve Sivasspor iki ayrı modelde transfer politikası güdüyorlar. Bu konu ile ilgili de bir yazım olacak.