Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2009 Cuma

TV 'de FUTBOL


25 EYLÜL CUMA
20:00 Gençlerbirliği - Trabzonspor / LİG TV

26 EYLÜL CUMARTESİ
13:00 Zenit - CSKA Moscova / SporMax
14:45 Portsmouth - Everton / SporMax
16:30 Wolfsburg - Hannover 96 /TRT 3
17:00 Stoke City - Manchester Utd. /SporMax
19:00 Sampdoria - Inter / NTV SPOR
19:00 Real Madrid - Tenerife / NTV
19:00 Çaykur Rizespor - Altay / D Spor
19:30 Fulham - Arsenal / SporMax
20:00 Antalyaspor - Fenerbahçe / LİG TV
20:00 Valenciennes - Marseille / Kanal A
21:00 Malaga - Barcelona / NTV SPOR
22:00 Lyon - Toulouse / Kanal A
23:00 Valencia-A.Madrid / NTV SPOR
02:30 Estudiantes - Boca Juniors / NTV SPOR (Bant)


27 EYLÜL PAZAR
00:30 Palmeiras - Atletico Paranaense /SporMax
16:00 Juventus-Bologna / NTV SPOR
16:00 Orduspor - Konyaspor / D Spor
16:30 Freiburg - Mönchengladbach / TRT 3
18:00 Lille - Nice / Kanal A
18:00 Sunderland - Wolverhampton / SporMax
18:30 Hoffenheim - Hertha Berlin / TRT 3
20:00 Denizlispor - Manisaspor / SporMax
20:00 Galatasaray - Eskişehirspor / LİG TV
21:45 AC Milan - Bari / NTV SPOR
22:00 Bordeaux - Rennes / Kanal A
22:00 São Paulo - Corinthians / SporMax
00:10 River Plate - Gimnasia Plata / NTV SPOR

28 EYLÜL PAZARTESİ
20:00 Kardemir Karabük - Dardanelspor / D Spor
22:00 Manchester City - West Ham / SporMax

13 Eylül 2009 Pazar

Galatasaray 3 - 0 Besiktas



Uzun bir zaman oldu bloga yazmayali, ama dunku GS-BJK derbisinden sonra macla ilgili biseyler yazayim dedim. Malum besiktasli yazarimiz maci degerlendirecektir ama GS li olarakta bende bir degerlendireyim dedim.


Her nekadar blogta yapilan anket Besiktasin maci kazanacagina dair ciksada bircok bahis sitesinde verinler oranlar bu macin favorisinin Galatasaray oldugunu gosteriyordu. Biletimizi aldik ve bu onemli maci seyretmek icin yeni acik ustte yerimizi aldik. Mac oncesi stadda guzel bir atmosfer vardi taraftarin takimina guveni sonsuzdu dolayisiyla oyuncular sahaya cikinca stad solen yerini andirdi. Futbolcular cagrildiklari her tribune gitmeye calistilar, ozellikle Arda, Kewell ve Baros`a inanilmaz bir sevgi vardi. Diger yildizlari saymiyorum bile(Keita, Elano ...)


Gelelim macin degerlendirmesine, Galatsaray takimi bu macta milli takimdan donen oyuncularin yorgunlugundanmidir yoksa 10 gunluk verilen aradanmidir nedir kopuk oynuyordu, bir turlu topu defanstan cikaramiyor ilerideki adamlari topla bulusturamiyordu. Ama kaliteli futbolcularinin bulunmasi ve skoru her an degistirebilecek oyunculara sahip olmak boyle birsey iste, ne kadar kotu oynasanda her an gol bulabiliyorsun ki mac boyunca kotu oynayan kaptanimiz Arda kornerden bir top atti ve sonuc Goooool. Arda yaptigi bu asist disinda sahada resmen yoktu. Gelelim Baros`a Rijkaard tam onu degistirecktiki buldugu bir gol hem onun oyunda kalmasini sagladi hem de 3.golude atarak bu takimin gol makinesini oldugunu ve Kartal Avcisi oldugunu herkese gostermis oldu.


Besiktas tarafini degerlendirecek olursam, Mustafa hoca herkesi sasirtan bir kadro ile sahaya cikti, Galatasarayin belalisi Nobre`yi kenarda tutmakla ve Holosko gibi hizli bir oyuncuyu kenarda tutarak maci verdi diye dusunuyorum. Buna ragmen Besiktas bana gore daha cok pozisyon bulan tarafti ve Serdar Ozkan biraz daha berecerikli olsaydi 2 golu rahat bulup besiktasi rahatlatip mac bambaska bir hal alacakti.


Neticede Galatasaray kotu oynadigi bir macta 3 gol bularak 3 puani aldi ve sampiyonluk yolunda emin adimlarla ligde yoluna devam ediyor.

19 Haziran 2009 Cuma

İmparator'da Beşiktaş'dan Başkasına Gitmem Demiş


Geçtiğimiz günlerde Mehmet Topuz'un Beşiktaş forması ile fotoğraf çektirmesi üzerine Fenerbahçe'ye transferi olay olmuş. Haftalarca bu konu malzeme olarak kullanılmıştır. Biz de bloğumuzda konuya baya yer vermiştik.



Son günlerde dolaşan diğer bir habere göre tam 35 yıl önce İmparator Fatih Terim'de aynı tarifeyi uygulamış. Benzer şekilde O da Beşiktaş'dan başkasına gitmem demiş. Tek fark Fatih, Galatasaray'ı tercih etmiş.

Bo olaylar gerçekten komedi. Bence tükürdüğünü yalamak, amatörlükten başka bir şey değil.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/Spor/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=14&ArticleID=1108426&Date=19.06.2009&b=O da Besiktastan baskasina gitmem demis&ver=01

10 Mart 2009 Salı

Liverpool - Real Madrid , Juventus - Chelsea

Şampiyonlar ligine veda edecek takımlar bu akşam ve yarın akşam belli olacak. Bizi güzel ve çekişmeli maçların beklediğini şimdiden söyleyebilirim. Gecenin dikkat çeken maçları Liverpool -Real Madrid ve Juventus - Chelsea karşılaşmaları olacaktır.

Maçlarla ilgili çarpıcı noktalara değinecek olursam,

Juventus, İngiliz ekiplerine karşı 8 maçtır kazanamıyor ve bu takım üzerinde bir baskı yaratmış durumda dolayısıyla bu maçta bu kötü şansı artık kırmak istiyorlar. Sakatlarında düzelmesiyle ben ev sahibi takımı bir üst tur için daha avantajlı görüyorum, her nekadar Hiddink`in gelmesi Chelsea'yi ateşlemiş olsada. Sonuçta Juve takımında serbest vuruşların ustası ve bu sene harika bir sezon geçiren Del Piero gibi bir yıldız var ve kariyerinin sonlarına doğru kazanacağı bir devler ligi kupası hiçte fena olmaz. Bunun bilininde olan Del Piero turu geçmek için elinden geleni yapacaktır.

Liverpool - Madrid karşılaşmasında ise Madridin golü bulmak için maçın ilk dakikalarından itibaren gole dönük bir futbol sergileyeceğini düşünüyorum, dolayısıyla Liverpool takımının kontra ataklarla gol bulma şansı artacaktır hele ki her golsüz geçen zamanın Liverpool lehine işleyeceğini düşünürsek, bu Madridliler üstünde bir baskı yaratacaktır. Liverpool takımı her ne kadar yıldız oyunculardan kurulu değilse bile bir kupa takımı olduklarını bu akşam bize bir kez daha göstereceklerine inanıyorum. Benitezin talebelerinin maçı kaybetmeyececği düşüncesindeyim. Bakalım İngiliz ekibi İspanollarıyla bir İspanyol takımını kupa dışı edebilecek mi ?




Yarınki maçlarla ilgili yorumlarımı da yarına saklayayım.


Herkese iyi seyirler...

Tchau Tchau Meira



Sonunda beklenen gerçekleşti ve Meira Zenitle anlaştı. Büyük ihtimalle Hamburg maçında da sahada olmayacak. Zaten Meiranın kimyasının bizim takımla uyuştuğunu sölemek zor, bir türlü istenilen oyununu sergileyemedi hep defansta bir bomba patlatacakmış gibi taraftarın yüreğini ağzına getirdi ki Bordeaux maçında da buna şahit olduk. Bu yüzden GS nin çok birşey kaybetmediğini düşünüyorum, tek sıkıntı sakatlıklardan dolayı o bölgede kimin oynayabileceği olacaktır. Buna da Bülent hoca, Emre A. - Hakan Balta ikilisini oynatıp sol bekte de ya Alparslana ya da Volkana görev vereceği düşüncesindeyim. Bekleyip göreceğiz.


Başlıkta da belirttiğim gibi Tchau Tchau Meira...

9 Mart 2009 Pazartesi

Kabadayı # 2



Dün akşam oynanan FB – Kayseri maçının yorumunu pek yapmayacağım maçın favorisi maçı kazandı diye düşünüyorum, maç öncesi yorumumda da saha baskısının Kayseri aleyhine olacağını belirtmiştim ve bu düşüncem beni yanıltmadı. Yanlız şuna değinmek istiyorum, Kayseri takımı gerçekten gol bulmakta çok zorluk çekiyor, forvetlerinin kalaye şutu yok. O kadar korner kullanıyorsun ve onların 1 tanesini bile gole çeviremiyorsun. Bu konuyla ilgili Tolunay hocanın yeni formüller bulması gerektiğini düşünüyorum, Mehmet Topuzun uzaktan şutlarıyla olacak iş değil bu.

Gel gelelim maçın adamı Emre belözoğlunun yaptığı harekete. Öncelikle Emreye şunu sormak gerekir, sen kim oluyorsun ya da kendini ne zannediyorsunda o hareketi yapabilmeyi kendinde görüyorsun? Zaten medya karşısında ve taraftarlar karşısında kredin gün geçtikçe tükeniyor. Fenerbahçe'nin futbolcusu olmasına rağmen birçok taraftarın nefret etiği tek insan Emredir diye çok açık söleyebilirim. Birçok tanıdığım Emre'nin Fenerden gitmesini 4 gözle bekliyor, çünkü Fenerbahçe'ye yakışmadıgını düşünüyorlar ki bu hareketleriyle Emre hiçbir takıma yakışmıyor. Böyle giderse Emre çabuk unutulacağa benziyor. Emreyi Emre yapan Galatasaraydaki oyunuydu ama GS den ayrıldıktan sonra beklenen Emre olamadı ve Fatih Terimin kontenjanı olmasa Milli takıma bile giremeyebilir bu oyunuyla. Zaten oynadığı oyun oyun falanda diil; ancak kabadayılık taslıyor medyaya, karşı takımın futbolcularına. Olaylı İsviçre maçından hala ders çıkarmamışa benziyor Emre bey ! (Ordaki olayların baş kahramınıydı kendileri)

Unutmaki her çıkışın bir inişi vardır ve inmeye başladıktan sonra bu tarafatarların hiçbiri seni hatırlamaz. Bir Emre vardı ahlaksız, hırçın adamın tekiydi diye hatırlanırsın böyle devam edersen. Ona göre kendine çeki düzen ver ve futbolunla gündeme gel derim, Bu tarz hareketlerinle değil.

Kabadayı #1



Bülent hocanın bu hareketlerini kesinlikle tasvip etmiyorum ve haftanın ilk kabadayısı seçiyorum kendisini. Türkcell Süper liginde şampiyonluğa oynayan bir takımın hocasının bu denli hareketler sergilemesinin kendisinin eğitim seviyesine bağlıyorum ve gerçek kişiliğini böylece ortaya çıkardığını düşünüyorum. Böyle hareketlerle maç kazanılmıyor Bülent bey, maçı belirleyeceğin taktikler, oyunculara göstereceğin babacan ve örnek davranışlar maç kazandırıyor. Kaç haftadır sölüyoruz Sivas iyi top oynamıyor, sen buna formül bulmak yerine hakemleri etki altına almak için kabadayılık yapıyorsun. Yanlış yolda ilerliyorsun, zirvelere çıkardığın Sivas'ı bu hareketlerle aşağılara çekiyorsun.

7 Mart 2009 Cumartesi

TV 'de FUTBOL



7 Mart Cumartesi


14.30 Coventry - Chelsea > NTVSPOR

15.15 Trabzonspor - Konyaspor > Lig TV

16.30 Bayern Münich - Hannover > Kanal 24

17.00 Roma - Udinese > NTVSPOR

17.00 Sunderland - Tottenham > Spormax

19.00 Genoa - İnter > NTVSPOR

19.00 Hacettepe - Beşiktaş > Lig TV

20.00 Toulouse - Bordeaux > Kanal A

21.00 Real Madrid - Atletico Madrid > NTVSPOR

21.30 Torino - Juventus > NTV

22.00 Lille - Lyon > Kanal A

23.00 Leixoes - Porto > Spormax


8 Mart Pazar


15.15 Sivasspor - Ankaraspor > Lig TV

16.00 Milan - Atalanta > NTVSPOR

18.00 Everton - Middlesbrough > NTVSPOR

18.00 Bayer Leverkusen - Bochum > Kanal 24

18.00 Rennes - Auxerre > Kanal A

19.00 Kayserispor - Fenerbahçe > Lig TV

22.00 St. Etienne - Nantes > Kanal A

22.15 Naval - Benfica > Spormax


Kuşkusuz haftanın maçı Madrid derbisi olacaktır ve kaç yıldır Real'e karşı üstünlük sağlayamayan Atletico Madrid'in bu akşamki performansı merakla beklenmektedir. Geçen haftaki Barcelona galibiyetinden sonra takımın güven kazandığı apaçık ortadadır; fakat liderle puan farkını 4'e indiren Real'in de bu maçı kazanmayı çok istediğini biliyoruz. Benim oyum Real'in kazanacağı yönünde ama akşam seyredip göreceğiz. Avrupada bir diğer derbi ise Torino'da oynanacak Torino - Juventus derbisi olcak. Kuşkusuz maçın favorisi Juventus'tur ve kazanmaya yakın gördüğüm tarafta Juventus takımıdır.


Türkcell Süper liginde ise haftanın merakla beklenen karşılaşması inşası yeni bitmiş Kadir Has Stadında oynanacak Kayseri-Fener maçıdır. Bu maçta stadın yeni bitmiş olması ve yeni stadda ilk galibiyetin Fernebahçeye karşı alınmak istenmesi oyuncular üzerinde bir baskı oluşturabilir ve bu baskı da ters tepebilir, dolayısıyla galibiyet pusulam böyle atmosferlere alışık olan Fenerbahçeden yana.
Herkese iyi seyirler...

3 Mart 2009 Salı

Kupa 1'in biletleri satışta


Hepimizin bildiği gibi bu sene Şampiyonlar Ligi finali İtalyanın Roma kentinde 67.000 kişi kapasaiteli Roma Olimpiyat Stadında oynanacak. Daha önce UEFA finali için bilet başvuruları yapılmıştı ve şimdi sıra Avrupanın 1 numaralı kupasının final biletlerine geldi. Uefa, resmi internet sitesi üzerinden 2-16 mart tarihleri arasında başvuruları toplayacak ve başvuruların bilet sayısını geçmesi halinde Uefa, kura ile şanslı kişileri belirleyecek. Prosedür gereği 10.000 adet bilet satışa çıkartılmış. Geri kalan biletler ise Uefanın resmi davetlileri ve finale kalan 2 takımın federasyonlarına dağıtılacak.


Geçen hafta alınan sonuçlara bakılırsa Romada en az 1 Ingiliz takımın olacağını söylemek zor olmasa gerek. Adamların 4 takımı, 3 galibiyet 1 beraberlik aldı nede olsa. İçmeyi çok seven ve içince ne yaptığını bilmeyen İngilizler taşkınlıklarıyla bu sefer de İtalyanları kızdıracağa benziyor...

2 Mart 2009 Pazartesi

Konyaspor 0 - 1 Galatasaray



Dün, takım olarak Galatasaray takımı erken golden sonra skoru korumaya oynayarak aslında büyük bir risk aldı. Golden sonra geriye yaslanıp Konyanın üstüne gitmeyerek Konyanın ataklarına ve özelliklede 2.yarı oyunun GS sahasında oynanmasına davetiye çıkardılar. Hal böyle olunca TV başında heran gol yiyebiliriz endişesi içinde maçı yüreğim ağzımda seyrettim. Ne de olsa aylar sonra deplasmanda maç kazanacaktık ve bunun mahvolmasını istemiyordum. Allahtan Konyanın forvetleri başarısızdı da beraberlik sayısını bulamadılar. Bu maçlık bu geri yaslanmayı takımın Bordeaux maçında aşırı efor sarfetmesine bağlayalım ama büyük kaptan sakın oyun mentaliten hep böyle olmasın, çünkü unutma ki sen Galatasaray takımının hocası oldun artık küçük bir takımın değil...
Atak yapmadan gol atamazsın, galip gelemezsin...

1 Mart 2009 Pazar

Fenerbaçe 4 - 2 Sivasspor



Dün televizyon karşısına kuruldum ve lig liderinin(!) ile Fenerbahçe'nin arasında oynayacağı maçı heyecanla bekledim. Açıkcası Sivasspordan çok FB'nin nasıl bir oyun oynayacağı meraklandırıyordu beni; çünkü bildiğimiz üzere Sivasspor göze hoş gelen bir oyun oynamamakla beraber son 3-4 haftadır da yürü ya kulum ile maç kazanabilmekteydiler. Maç öncesi tahminim Sivasspor beraberliğe oynar ve çok kapanır dolayısıyla kısır bir maç olur idi; fakat tam tersi oldu ve gollü bir karşılaşma izledik ki bu sonuca Sivaslı oyuncular bile şaşırmışlardır herhalde.


Maç başladığında daha istekli ve arzulu olan takımın seyircisininde desteğiyle FB olduğu apaçık ortadaydı ve FB için bu maç tamam mı devam mı mücadelsiydi, hal böyle olunca oyuncularda gerçek kimliklerini ortaya koymayı bildiler ve gollerden sonra oyundan düşmeyerek oyunda kalmayı bildiler. Gol yedikten hemen sonra golleri bulmasalardı acaba bu arzu ve istekleri kalırmıydı bilinmez tabi, çünkü oyuncular strese girecek ve seyirci baskısı üzerlerinde oluşacaktı fakat gollere erken cevap vermeleri bu olumsuzlukların oluşmasını engelledi. Kaç maçtır maçları alt biten ve birçok takıma karşı defansları bir kale duvarını andıran Sivas defansı bu maçta çok büyük bocaladı ve defansta ne yapacağını bilemedi, ben liderliğe oynayıpta defansı bu kadar kendini bilmeden oynayan bir takım daha görmedim. Buda oyuncularının kendilerini Saraçoğlu atmosferinin baskısına dayanamamalarından ve FB'nin kendilerinden daha üstün ve iyi bir takım olduklarını kabul etmelerinden kaynaklanmıştır. Her ne kadar ligde lider Sivas da olsa dün Sivas klasik bir Anadolu takımı gibi oynamıştır ve hatalar yapmıştır. Lig liderine yakışı bir oyun sergileyememiştir.



Maçta değinmek istediğim bir diğer nokta ise fenerbaçeli oyuncuların özellikle Semih ve Alex'in inanılmaz sinirli olmalarıydı, acaba Fb li (3 büyük takımda) olmalarının onlara bu hakkı getireceklerini mi düşünüyorlar, bilemiyorum. Böyle giderlerse takımlarını şampiyonluk yolunda çok yanlız bırakırlar, tabi hakemlerimiz atma cesareti gösterirlerse, çünkü dün bir pozisyonda Alex Sivaslı oyuncunun ayağına girmiştir ve sarı kartı haketmiştir;fakat hakem pozisyonu atladığından 2.sarıdan atılmamıştır. Ayrıca bizim Türk futbolunun bir özelliği olsa gerek futbolcularımız her ofsaytta ya da faulde elini kaldırarak hakeme sanki pozisyonu gösteriyor. Zaten hakemin işi o pozisyonu görmek değilmi sen oyununa bak, hakem zaten görürse çalıyor görmezse oyunu devam ettiriyor ve oyuncu hakeme pozisyonu göstermeye çabaladığı için ya oyundan düşüyor ya da dengesini kaybediyor. Dolayısıyla golüde kalesinde görüyor. Sivasın attığı 2.gole bakın derim Volkan belki elini havaya ofsayt var diye kaldırmasa daha iyi bir pozisyon alıp topu uzaklaştıracaktı ama dengesini tam iyi sağlayamadığı için golü kalesinde gördü.

Dolayısıyla oyuncuları önce oyuna odaklanmalarını tavsiye ediyorum, hakemlerimiz zaten gördüklerini çalıyor...

27 Şubat 2009 Cuma

TV 'de FUTBOL


27 Şubat Cuma


20:00 Beşiktaş - İBB > Lig TV
23:00 Benfica - Leixoes > Spormax

28 Şubat Cumartesi

14:45 Everton - W.Bromwich > Spormax
17:00 Middlesbrough - Liverpool > Spormax
19:00 Fenerbahçe - Sivasspor > Lig TV
20:00 Valenciennes - Lille > Kanal A
21:30 Juventus - Napoli > NtvSpor
22:00 Auxerre - Toulouse > Kanal A
22:30 Porto - Sporting Lizbon > Spormax
23:00 Espanyol - Real Madrid > NTV

1 Mart Pazar

14:30 West Ham - Man.City > Spormax
15:00 Antalyaspor - Trabzonspor > Lig TV
16:00 Sampdoria - Milan > NtvSpor
19:00 Konyaspor - Galatasaray > Lig TV
19:20 A.Villa - Stoke City > Spormax
20:00 A.Madrid - Barcelona > NtvSpor
21:05 Bolton - Newcastle > Spormax
21:30 Inter - Roma > NTV
22:00 O.Lyon - Rennes > Kanal A
22:50 Hull - B.Rovers > Spormax

Neden Olmasin?


Tarih tekerrür edermi etmezmi orası bilinmez ama bu akşam Ali Sami Yeni dolduran ve TV başındaki Galatasaraylılar biz bu filmi 1999-2000 senesinde Milan maçında görmüştük diyip takımlarının kupayı kaldıracaklarına biraz daha inanmaya başlamıştır.

Aslında staddan alınmış bir fotoğraf herşeyi açıklıyor diye düşünüyorum...

Gecenin Sonuçları


Werder 2-2 (1-1) Milan
Olympiakos 1-2 (1-3) Saint-Etienne
Aston Villa 0-2 (1-1) CSKA
Shakhtar 1-1 (2-0) Tottenham Hotspur
Lech 1-2 (2-2) Udinese
Zenit
2-1 (2-1) Stuttgart
Paris Saint Germain 3-1 (2-0) Wolfsburg
Braga 1-1 (3-0) Standard
Dynamo K. 2-2 (1-1) Valencia
Sampdoria 0-2 (0-1) Metallist
FC Kopenhag 1-2 (2-2) Manchester City
AaB Aalborg 3-1 (3-0) Deportivo
Marseille 1-0 (0-1) Twente
Fiorentina 1-1 (0-1) Ajax
NEC 0-1 (0-3) Hamburg
Bordeaux 3-4 (0-0) GALATASARAY



Gecenin sürprizi hiç şüphesiz ilk yarısı 2-0 bittikten sonra 2-2 biten Milan-Werder maçı ve Milanın elenmesi oldu. Birçok bahisseveri ve kendi taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı Ancelottinin talebeleri. Artık Seri A da liderlikten başka birşey düşünmezler herhalde... Dün gece İspanyollar için hayal kırıklığı oldu demiştim bir önceki yazımda, bu gece ise aynısı İtalyanlar için geçerli. Bir diğer sürpriz olarak nitelendirdiğim maç ise Valencia nın elenmesi oldu. Maçları seyredemediğim için oynadıkları oyun hakkında yorumda bulunmayacağım ama bu geceki sonuçlardan çıkaracağım sonuç maçlar artık kağıt üstünde kazanılmıyor, maçı daha çok isteyen ve daha iyi oynayan, daha az hata yapan takım, karşısındaki takım kim olursa olsun kazanmasını biliyor.



Milan için gecenin özeti...



Ayrıca Uefa da 3 Ukrayna, 2 Rus ekibinin yola emin adımlarla devam ettiğini sölemek istiyorum,hal böyle olunca kupa 2 nin bu sene kuzey ülkelerinden birine gitme ihtimalini arttırıyor. Tabi gönlümüz Galatasarayımızın bu sevinci yaşamasından yana.



Bekleyip göreceğiz...

26 Şubat 2009 Perşembe

Şampiyonlar Ligi ve UEFA





2 günlük Şampiyonlar Ligi maçlarının ardından gözler Uefa Kupasında yapılacak maçlara çevrildi. Öncelikle dünkü karşılaşmaların bir özetini yapacak olursam,


Bayern kolay rakibi karşısında resmen gövde gösterisinde bulundu ve Riberry,Toni ve Klose gibi silahlarıyla da sonuca gitmeyi bildi. GS taraftarı olarak bir kez daha Riberryi elimziden kaçırdığımız için Özhan Başkana buradan alkışilarımı yolluyorum.


Dünkü sonuçlarda gecenin süprizi bence Real'in Madrid'de yenilmesi olduki birçok kişi Real'in rahat gol bulacağı bir maç bekliyordu. Real'de gözüme çarpan oyuncu ise Robben oldu, adam okadar kolay çalım atıyor ve o kadar kolay adam geçiyorki onu seyrederken maçtan acayip zevk alıyorum. Beklenmedik anlardaki sert şutlarıda cabası tabi. Her ne kadar Reina dün birkaç kere topa vurma anında kendini yerde bulsada diğer toplarda kalesini başarıyla korudu. Liverpool ise temkinli ve sabırlı oynayarak klasik bir ingiliz takımı gibi duran toptan gole gitmeyi başararak bir üst tur için kapıyı aralamış oldu. Yanlız Liverpool da Gerrard'ın olmadığı göze çarpmaktaydı çünkü takımı toplayan ve hücuma götüren oyuncunun eksikliği belliydi, hücumda takım biraz kopuk gibiydi. Bunları söylerken de Xabi Alonso'nun hakkınıda yememek lazım adam gerçekten futbolu aklıyla oynayanlardan, özellikle de kendi sahalarında kaptığı bir topu karşı kaleye gönderdiği pozisyonda ne kadar düzgün bir vuruş sergiledi. Türkiyede o mesafeden o kadar düzgün vuruş sergileyecek ne yazık ki bir oyuncu yok.


İspanyolları hayal kırıklığına uğratan bir başka takım ise Villereal oldu. Taraftar galibiyet beklerken, beraberliği zor kurtardılar. Açıkçası dün gece İspanyollar için iyi bir gece değildi. Rövanş maçlarında göreceğiz, sevinen kim olacak?


Uefa kupasında ise bu akşam gözler öncelikle Milan-Werder, GS-Bordeaux, Ajax-Fiorentina,Valencia-Kiev maçlarında olacak. Ev sahipleri taraftarlarını üzmeyecek gibi duruyor.
Bu akşamki maç için Galatasarayımıza başarılar diliyorum, yeni hocamız eski kaptan Bülent umarım aranılan kan olur ve takım bu maçla yükselişe geçer. Taraftar kendine düşeni yaptı ve biletleri satışa çıktığı gün tüketti, ayrıca bu soğuk havada o stadı doluracak taraftara gercekten iyi oyun oynayarak ligdeki bu kötü seriyi affetirmeleri gerekir GSli futbolcuların. Bu bilinçte oynarlarsa bu maçı almamaları için bir sebep göremiyorum.

15 Şubat 2009 Pazar

Milano Derbisi


Bugün İtalya'nın ve dünyanın gözü Inter-Milan derbisinde olacak. Hal böyle olunca derbilerle ilgili çarpıcı notlarda ortaya dökülür, her zaman ilklerin ve sonların yaşandığı bir şey bulunur derbilerde. Bu akşamki Milano derbisine gelecek olursak,


Paolo Maldini bu akşam Milan formasıyla son kez Milano derbisine çıkacak bu yüzden bu maçın anlamı onun için çok büyük olsa gerek ki, kendiside bu derbiyi ve şampiyonluğu kazanmak istediğini belirtmiş. İlk maçta kendi sahalarında seyirci avantajı ve Ronaldihno'nun müthiş hırsıyla bunu başarabilmişlerdi ama bu maçtada aynı şeyi başarabileceklermi,izleyip görecez. Şampiyonluğa gelecek olursak Maldini ve arkadaşları gerçekten Serie A 'yı bu sene en tepede bitirmek istiyorsa Inter maçından galip gelerek bu işe baş koymalılar.



Paolo Maldini ve Milan


Davide Santon

Interden Davide Santon ve Milandan David Beckham bu akşam ilk defa Milano derbisini yaşayacak oyuncular arasında yerini alıyor. Interli Santon ise sahaya çıkacak en genç oyuncu olarak bu heyecanı en çok yaşayacak oyuncu olacaktır. Maldini ile arasında tam 23 yaş fark bulunan bu oyuncu günün birinde Maldini'ye karşı oynayabileceğini hayal bile edemezdi herhalde...
Beckham ise Realden takım arkadaşı olan Figo,Cambiasso ve Samuel gibi oyunculara karşı oynarken La Ligada en büyük rakibi olan Ronaldinho ile Milan için ter dökecek. Futbolun cilvesi bu olsa gerek, bu olay bana zamanında şimdiki Kayseri'nin hocası Tolunay'ın TS de iken Gsli oyuncu Filipescu'yu yargılarken, Tolunay Galatasaray'a geçtiği zaman en yakın arkadaşının Filipescu olduğunu söylemesi bir an hafızamda yer edindi. Futbol işte ne zaman kiminle ya da kime karşı oynayacağınız belli olmuyor.

Eski 2 rakip,yeni 2 takım arkadaşı




Bu derbiyi bir başka çarpıcı kılan nokta ise Ronaldinho'nun bir kez daha Mourinho'ya karşı sahaya çıkacak olması ve bu ikiliyi bir kez daha karşıkarşıya getiriyor olması olacak. İlk maçta Ronaldinho üstünlüğü ele geçirmişti , bakalım bu akşam aynı performansı gösterip Mourinho'yu gene alt edip onu deli edecek mi görecez? Herhalde R10 gene Mourinho'yu alt ederse Morinho'nun gelecek seneki ilk transferi R10 olur kim bilir.

14 Şubat 2009 Cumartesi

TV 'de FUTBOL



14 Şubat Cumartesi :

15.00 Antalyaspor - Galatasaray > Lig TV

16.30 H.Berlin - B.Münih > Kanal 24

17.00 Portsmouth - Man.City > Spormax

17.00 West Ham - M.Brough > NTVSPOR

19.00 Fenerbahçe - Hacettepe > Lig TV

19.00 Lazio - Torino > NTVSPOR

20.00 Bordeaux - Grenoble > Kanal A

21.00 R. Betis - Barcelona > NTVSPOR

22.00 PSG - St. Etienne > KANAL A

23.00 Valencia - Malaga > NTVSPOR


15 Şubat Pazar :

14.30 Celtic - Rangers > Futbol SMART

15.00 Bursaspor - Sivasspor > Lig TV

16.00 Juventus - Sampdoria > NTVSPOR

18.00 Lyon - Le Havre > Kanal A

18.00 Hamburg - A. Biefeld > Kanal 24

18.30 Derby County - Man. United > NTVSPOR

19.00 Beşiktaş - Trabzonspor > Lig TV

21.00 Porto - Rio Ave > Spormax

21.30 Inter- Milan > NTVSPOR

22.00 Monaco - Marsilya > Kanal A

22.45 Banfica - P. Ferreira > Spormax


Bu hafta birbirinden güzel 4 büyük maç bizleri bekliyor. Büyük maçları kaçırmamanızı tavsiye ederim, gerçekten kaybeden lig yarışında yara alacağı için seyir zevki ve tansiyonu yüksek maçlar olacağını düşünüyorum. Özellikle dünyanın sayılı derbileri arasında gösterilen Celtic-Rangers ve Inter-Milan derbilerinin aynı hafta olması da seyirci açısından büyük bir avantajdır. Ekran başındakilerin futbola doyacağı düşüncesindeyim 2 farklı ekol,2 farklı kültür.
İskoçyadaki derbide ibreyi Celtic'den yana görüyorum. Onların arasında oynadıkları derbilerde, FB-GS derbilerini hatırlatıyor bana, Celtic hep derbilerde bir adım önde gibi. Rangers ne kadar iyi olursa olsun Celtic kazanmasını biliyor. Bekleyip görecez.

Milano derbisine gelecek olursak, Mourinho'nun bu maçı kazanmayı ne kadar çok istediğini biliyoruz ve bu hırsını da oyuncularına aşılayabilirse Inter bu maçı alır düşüncesindeyim. Ronaldinholu,Beckhamlı,Kakalı Milanı da gözardı etmemek gerek tabi...Ama derbilerde ne olacağı hiçbir zaman belli olmaz değil mi?


İyi seyirler...

11 Şubat 2009 Çarşamba

Türkiye - Fil Dişi Sahili : 1-1


Maç analizi yapmadan önce o yağmurda millileri yanlız bırakmayan İzmirliler'e saygılarımı sunuyorum, çünkü futbola aç olan İzmir halkı futbol sevgilerini bizlere bir kez daha göstermiş oldu. Eğer bu maç o hava koşullarında İstanbulda olsaydı, o kadar seyircinin stadda toplanması imkansızdı. Üstelik bir de İstanbul'un o meşhur trafik çilesini de unutmamak gerek tabi.

Maça gelecek olursak, Millilerimiz ilk yarı bana göre güzel bir oyun sergilediler ve ilk dakikalarda bayağı koşan, arzulu, istekli ve diri takım görünümündeydiler. Gol de erken gelmesine rağmen farkı daha fazla açamadık ve 2.yarıyla beraber klasik özel maç havasına bürünüp ilk yarıdaki disiplinden koptuk, e hal böyle olunca da 90+2de de olsa golü kalemizde görmüş olduk.

Gökhan Ünal'ı attığı golden dolayı tebrik ediyorum, çünkü yerli bir forvetin topa nasıl vuracağını bize göstermiş oldu, ben uzun zamandır forvetlerimizin öyle düzgün bir şut atarak gol yapabildiklerini görmemiştim, büyük ihtimalle vurdukları dağlara taşlara gitmekteydi.

Birçok kişi Fatih hocanın kadro seçimini eleştirecektir, ben o konu hakkında bir yorum yapmayacağım çünkü Fatih hocamıza güvenim sonsuz. Belki bu kredisini hemşerim olmasına da borçlu olabilir. Umarım bu maç ile eksiklerimizi görüp İspanya karşısına daha iyi bir Türkiye olarak çıkar ve istediğimiz sonucu alırız.

Football Top 20


Almanya kökenli SPORT + MARKT adlı pazarlama şirketi, yaptığı bir araştırmayla Avrupa'da en popüler olan futbol kulüplerini belirlemiş. "Football Top 20" adı altında 16 Avrupa ülkesinde yapılan araştırma ve anket sonrasında, Avrupa'da en çok taraftar ve hayran kitlesine sahip olan 20 futbol kulübünün ismi açıklanırken bu sıralamada Türkiye'den Galatasaray 9 milyon taraftar ve hayranıyla 15. sırada yer alırken bir diğer kulübümüz Fenerbahçe ise 7,3 milyon taraftar ve hayranıyla 17. sırada yer aldı.

Listedeki takımlardan beni şaşırtan Wisla Krakow takımının bulunması ve Avrupa'da o kadar taraftara sahip olması oldu. Buna karşın GS ve FB'nin taraftar sayısının daha fazla çıkmasını beklerdim.

En azından kulüplerimiz başarılarıyla Avrupa'da Top 20'ye giremese de, taraftar sayılarıyla girebilmeyi başarmışlardır, bu da bir başarıdır...

TOP 20

1. FC Barcelona............44,2 milyon.
2. Real Madrid..................41 milyon.
3. Manchester United..........37,6 milyon
4. Chelsea FC.................25,6 milyon.
5. Zenit St. Petersburgo......23,9 milyon.
6. Liverpool FC.................23 milyon.
7. Arsenal....................21,3 milyon.
8. AC Milan.....................21 milyon.
9. Bayern Münih..............19,8 milyon.
10. Juventus..................17,5 milyon.
11. CSKA Moskova................11,1 milyon.
12. Inter Milan...............10,3 milyon.
13. Olympique Lyon.............9,4 milyon
14. Olympique Marsilya.........9,4 milyon.
15. GALATASARAY..................9 milyon.
16. Spartak Moskova..............8,1 milyon.
17. FENERBAHÇE.................7,3 milyon
18. Wisla Krakow.............6,5 milyon.
19. Ajax.......................6,5 milyon.
20. Dynamo Moskova...............5,7 milyon.

9 Şubat 2009 Pazartesi

En zayıf halka...


3 büyük takımımızın hocaları kendi aralarında bir yarışa girdi, o da ilk kim gider yarışı...